Samat Köyü

GEREDE

 ANASAYFAFOTO GALERİZİYARETÇİ DEFTERİVİDEOLARHABER ARŞİVİLETİŞİM

 

   Giriş Sayfası Yap

 

 Menü
 Anasayfa
 
Foto Galeri
 Tarih
 
Coğrafi Durum
 Yaylacılık
 
Örf ve Adetler
 
Eğitim
 
Edebiyat
 
Ekonomi
 
Ulaşım
 
Spor
 
Tesislerimiz
 
Köy Yönetimi
 
Telefon Rehberi
 
Ziyaretçi Defteri
 
Radyo ve Tv
 
İlan ve Reklam
 
Linkler
 
Sohbet
 
Videolar
 
Haber Arşiv
 
Site İletişim


 

HATIRALAR                   Ahmet TINMAZ   Fransa         www.sairkuldamad.com

                       
     İZİN  TELAŞI                                                                          Haziran 2011
 
 
      Son bir aydır hep izin, hep izin.Evde kahvede izin, sokakta  izin,hatta  iş yerin de  yabancı arkadaşlarla bile  hep izin.
  On bir  ayın   yorgunluğun, bezginliğin   bedene vurduğu zaman da tek teselli izin oluyor.eğer ki bu izin  mevsimi de olmasa,nasıl eder eyleriz bilmem.
  Yorgunum, bitkinim. Çalışmayı arzuladığım halde,bıkkınlığım son haddin de.İçimde ki tek emel,şu emekliliği tam tamına almak.Bunun için de  şurada kalmış olan kısacık çalışma süresini bitirip arzuma emelime kavuşmak.Ama Kazın ayağı hiçte böyle değil. Zira her geçen gün beni biraz daha yorup hırpalamakta.İşte bu  izin durumu da,tek çıkar hal izin.
   İzin yapmamın iyi olacağına inanıyorum.Zira patrondan koparmış olduğum  beş hafta yerine, yedi haftalık izin, benim için bulunmaz bir nimet olacak.Bundan dolayı olacak akşam izin sabah izin,kalk izin yat izin.
  Bir aydır süren,iki ay daha devam edecek bu zaman için de bu izin sevinci, içimdeki korku yüzünden biraz da  beni burup sıkmakta. İzin ne kadar iyi olsa,ne kadar faydalı olsa,izin telaşı ve izin yolu meşakkati bir nevi içimde yatan bir kabus olmakta.
   Bulunduğum  şehir ve Anavatanda ki  ikamet ettiğim  iki şehir arası üç bin iki yüz kilometrelik bir mesafenin kat edilmesi gerekiyor.Üstelik on iki saatlik bir de deniz yolculuğu var bunun için de. Yolumun üstünde birkaç tane yabancı devlet geçmem gerekiyor. Her birinin ayrı yol durumu, değişik halleri olmakta.Ayrıca bu yaşta tek başına şoför olmakta ayrı bir sorun.
  Zira yedi hafta sonra tekrar on bir aylık çalışma maratonunu koşmam gerekiyor.Ne kadar izin sorunu ne kadar izin problemi olsa da, hem yorgunluğumu atacak,hem de yeni döneme daha dinç girmem için bunları aşmam gerekiyor.
   İzinin gerekli olduğunu ilk planda tutan şeylerin başında da,hasret özlem gelmekte.  Bir yıl olmuş eşten dosttan, köyümden vatanımdan ayrılalı.İçimde hasret özlem  birikmiş,birikmiş  sırtıma yük olmuş, taşınmaz  hale gelmiş.Her şeyin, herkesin gözümde tüttüğü  bir zamanda elbette izinin ne kadar hora geçerli olacağını tahmin ediyorum.
  Bıkılmış,bezilmiş  bir gurbet acısı yaşarım hep. Ama akşama olsun yarına olsun  sofra kurmamız gerek. Bundan dolayı da çalışmak gerekiyor.Eh bizim rızkta burada nasipmiş.
    Fakat gurbet acısı bet oluyor,taşınmıyor,dayanılmıyor.Eş dost görülmek onlara kavuşulmak isteniyor.Ne kadar bal kaymakta olsa buranın her şeyi,ille de kendi vatanın kendi yurdun kendi çevren hısım akraban  görülmek  isteniyor.
   Ha izin zamanı kısa dönem görünüyor. Belki de birkaç gün bile insanın gönlünü ferahlatıp,büyük bir değişime sebep oluyor.İnsan moral depoluyor.Bozulmuş yorulmuş bedenin ayarı dengesi düzeliyor.Hasret özlem  bitmiş sayılıyor.Önümüzde ki zamana biraz daha zinde,moralli olacağımı umuyorum.
   Emeller sonsuz,yaşam kısacık.Bir kaç haftalık izin bile büyük   mutluluk.Dilekler arzular yaşamak,yaşamdan   tat alıp  üç günü hor geçeli kılmak.Dualar niyazlar hep bu niyette,sağ olana daha nice istekler dilekler olacaktır,rast getire MEVLAM:
 
 
 
                                                                    G E R E K            
 
Yolumdan eyleme kurban olduğum,             Sevgiler çağlaşır gönül bağımda,
Özlemim vatandır kavuşmam gerek.            Susmuyor bir türlü pek ırağımda.
Hasretle kuruyup  çile dolduğum,                  Yıprattı hasreti  gençlik çağımda,
Susadım aşkıyla doyuşmam gerek.               Bağrında çağlayıp uyuşmam gerek..
 
Pek beter hallerim duysan çağrımı,               Yıprattı seneler  yordukça yordu,
Seninle sararım azan yaramı.                          Hasretle kavruldum içimde kordu                      
Sıkı dur geliyom açtım bağrımı,                       İçimde tek arzum   bulursam yurdu
Hasret kılıcıyla  vuruşmam gerek.                   Mutluluğu   tadıp   doluşmam gerek
 
Hasreti sırtladım özlem içimde,                       Yılları yıllara çittim olmadı,                                   
Varışım bin telaş yorgun biçimde.                  Talihi zorladım kolum varmadı.
Ellere  karışmam  vatan seçimde,                    Ne çabuk unuttun işçi DAMAD’ı
Kaderi zorlayıp    ulaşmam gerek.                   Ölmeden  kavuşup buluşmam gerek.

DİĞER YAZILARI

Biz İnsanlar (Şiir)

Kısacıklar

Fıkralarla Gülelim

Bir Oku İki Düşün

Bi Dakka Ağbi

Kabristan (Mezarlık)

Mızıkçı-2

Mızıkcı-1

Bir Kaşık Sevinç

Yalansız Olmuyor-5

Yalansız Olmuyor-4

Yalansız Olmuyor-3

Yalansız Olmuyor-2

Yalansız Olmuyor-1

Her İş Diploması

Hacı Olmak

Neden Ağladım

YAZMAK

MUHABBET

BİR DİLİM EKMEK    

GAFLET

YAYLA SUYU

KÖYLÜ ÇOCUĞU

MUHTAR ADAYLARINA

BİZ DEĞİLMİYİZ ?

  NE UMDUK NE BULDUK  / UNUTTUK 

BÖYLE DOSTLUK

EL DİYARI

NAMAZ  (Şiir)

Muhammed (S.A.V.)

İşçilik

Öğretmenim

Utanalım

Kaçakçılık

Bir Sarım Tütün

Haydin Maça

Eşek İnadı

Hırsızlık - Bir Tek Domates

A.Tınmaz'ın Hayatı
 

 

    

geredesamat@hotmail.com

 

                                                                                                                                ANASAYFA                                                 1280*800 Ekran Çözünürlüğünde hazırlanmıştır.

Copyright © 2007