Samat Köyü

GEREDE

ANASAYFAFOTO GALERİZİYARETÇİ DEFTERİVİDEOLARHABER ARŞİVİLETİŞİM

 

   Giriş Sayfası Yap

 Menü
 Anasayfa
 Foto Galeri
 Tarih
 Çoğrafi Durum
 Yaylacılık
 Örf ve Adetler
 Eğitim
 Edebiyat
 Ekonomi
 Ulaşım
 Spor
 Tesislerimiz
 Köy Yönetimi
 Telefon Rehberi
 Ziyaretçi Defteri
 Radyo ve Tv
 İlan ve Reklam
 Linkler
 Sohbet
 
Videolar
 Haber Arşiv
 Site İletişim

 
 
 

 

            Ali OĞUR                            Eğitimci      Erzurum

  

BAHAR GELİRKEN

                   En son ne zaman köyde baharı yaşadım,ne zaman çiğdemlerin açtığını gördüm doğrusu pek hatırlamıyorum.Gözümün önüne gelip gidiyor ama bu anı yaşamayalı on seneden fazla olmuştur.Karların eriyip evin önünden öze doğru deli deli aktığını,yağmura yakalanan insanların hoplaya zıplaya koşarak uzaklaştığını,çeşitli çiçeklerin sağda solda, tarlalarda açtığını görmeyeli epey oldu.Çok istemişimdir nisan mayıs aylarında köyde olmayı.Kışın ardından gelen baharın taze aydınlık yüzünü oralarda yaşamayı, kainatın kış mevsiminde ölmüşken yaz gelince  yeniden dirilişini görmeyi  çok arzulamışımdır. Her bahar gelişinde hüzünle yad etmişimdir bizim oraların mis gibi toprak kokusunu.

                     Bilirsiniz kış geldiğinde bitkiler ölüp yok olmuşken yaz gelince yeniden dirilir ve bir nevi insanın öldükten sonra nasıl diriltileceğinin nümunelerini gösterir. Nisanda güneş tatlı yüzünü gösterince sanki İsrafil Aleyhisselam’ın  Sur’a üflemesi gibi bütün donmuş topraklar,kurumuş, ölmüş kökler canlanır ve rengarenk çiçekleriyle,çeşit çeşit kokularıyla insanlara tebessüm eder. “Biz ölmüşken nasıl diriltiliyorsak siz de öldükten sonra  aynı şekilde diriltileceksiniz.”  mesajını verir. Yaprağını dökmüş kupkuru ağaçların baharla birlikte canlanıp çiçek açmaları, sonra dallarına çeşit çeşit meyve takmaları Cenab-ı Hakk’ın Rahmet hazinesinden insanlara birer ikramdır. Ağacın hiç işine yaramayan bu kadar meyvenin kuru çubuklar vasıtasıyla bize ulaştırılması sıradan bir olay gibi görünse de hakikatte marifetin ağaçta olmadığı çok aşikardır. Daldaki mükemmel meyve ile onu taşıyan dal arasında marifet ilgisi  kurmak oldukça zordur.Rahmet-i Sonsuz ağacı sebep kılarak biz kullarına bu lezzetli meyveleri birer cennet nümunesi olarak ikram etmektedir.Bahar mevsiminim arkasından dalların meyveyle dolması  haşirden sonra –inananlar için- böyle bir cennetin var olduğunu hatırlatması bakımından oldukça manidardır.

                     Etrafımızda olup biten o kadar mükemmel ama bize –her gün gördüğümüz için-sıradan gelen harika ve mucizeli olaylar var ki her biri Allah’ın birer Kudret   mührüdür. Bir kenarında her ne kadar  “Made in Allah” yazmasa da gören gözler için her şey aşikardır.

                     Bahar mevsimi gözümde canlanırken konu farklı bir alana kaydı ama ilkbaharı; öldükten sonra yeniden ve daha güzel bir şekilde dirilmenin somut bir örneği olarak algılamak ve olaylara bir de bu gözle bakmak fena olmasa gerek diye düşündüm.

                     Muhabbetle kalın vesselam. 01.05.2009

 

DİĞER YAZILARI

Köy Özlemi