Samat Köyü

GEREDE

Anasayfa    Foto Galeri   Ziyaretci Defteri  Sohbet  Haber Arşivi  İletişim  

Giriş Sayfan Yap

Ana Menü

 Ana Sayfa
 Foto Galeri
 Tarih
 Coğrafi Durum
 Yaylacılık
 Örf ve Adetler
 Eğitim
 Edebiyat
 Ekonomi
 Ulaşım
 Spor
 Tesislerimiz
 Köy Yönetimi
 Telefon Rehberi
 Ziyaretçi Defteri
 Radyo ve Tv
 İlan ve Reklam
 Linkler
 Sohbet
 Videolar
 Haber Arşiv
 Site İletişim

 


 


 

            Ali OĞUR                            Eğitimci      Erzurum

  

      KÖY ÖZLEMİ

           "Orda bir köy var uzakta

          O köy bizim köyümüzdür,

          Gelmesek de gitmesek de

          O köy bizim köyümüzdür."

          ...

         Şair, köyüne olan özlemini bu kelimelerle ifade etmiş.Fazla gelip gitmemiş olmasına rağmen köyüne,memleketine duyduğu sevgiyi güzel anlatmış ki şiir hafızalarımızda yer etmiş.

         Köy hayatı kendi çapında bütün sıkıntısına, zahmetine, yoruculuğuna rağmen huzur soluklanan bir yerdir.Dostlukların,kardeşliklerin katıksız ve karşılıksız yaşandığı mekanlardır.Yiğitliğin,cesaretin,samimiyetin boy saldığı bereketli topraklardır.

         Her mevsimin kendine göre bir uğraşı kendine göre bir hareketliliği vardır.Yazı ayrı,güzü ayrı,kışı ayrıdır köyün.Yaylaya, mandıraya gitmek,oralarda kendine göre bir işlerle meşgul olmak,ekin biçip harman kaldırmak,odun zamanı ormana gidip odun hazırlamak... Bunların hepsi kendi  içinde zahmetleri olsa da huzuru besteleyen birer şarkı gibi gelir bana.Kış akşamları evlerdeki muhabbet,köy odasında yapılan "ferfene" dostluğu kardeşliği pekiştiren kuvvetli birer unsurdur.İnsanların birbirini yakından tanıma fırsatı bulduğu,sevinci varsa sevincini,derdi varsa derdini, paylaştığı er meydanlarıdır.

         Gurbette olanların burnunda tüttüğü bayramlar ise daha bir güzel yaşanır köyümüzde.Bayram gibi bayram olur.Mahalle ev atlamadan ziyaret edilir,sonra hasta ve yaşlılar,sonra yakın akraba ziyaret edilip duaları ve gönülleri alınır.Hele cami çıkışı bayramlaşma ve hemen ardından kurulan sofralar unutulmaması ve ihmal edilmemesi gereken güzel bir gelenektir.Ayak üstü sohbetler,etraftan duyulan çocuk cıvıltıları,patlatılan mantar tabancaları güne farklı bir anlam katar.Bunlar bize çok sıradan gelse de inanın farkına varmadığımız hazinelerimizdir bunlar bizim.Gurbette bayram geçirenler bunun ne demek olduğunu inanıyorum ki daha iyi anlayacaklardır.

        Zaman hızla gelip geçiyor,köyde yaşayanlar çok farkında olmasa da bizim gibi gurbette olanlar inanın oraların çamurlu yollarını da özler.Mektebin önünden bir tur atıp gelmeyi,falanca çeşmeden bir yudum su içmeyi,mevsimi gelince dalından iki ahlat koparıp yemeyi hayal eder dururlar."Şimdi köyde şöyle şöyle yapıyorlardır." şeklinde kurulan cümlelerle yüreklerinin nerede attığını bir kez daha göstermiş olurlar.

       Birgün gurbetten gelmiş biriyle karşılaşırsanız ona "Oralarda ne var ne yok?" diye sormayın. Oralar başkalarının köyleri,siz kendi köyünüzden kendi insanınızdan,kendi türkünüzden bahsedin.Sizin önemsiz gördüğünüz şeyler onlara şiir gibi gelir.Havadan sudan bahsedin,özlemiştir onlar memleketin havasını suyunu; esirgemeyin,anlatın,göreceksiniz siz anlattıkça onların yüzü gülecek,kendilerinin daha bir oraya ait olduklarını hissedecek ve bundan mutluluk duyacaklardır.Sözü fazla uzatmadan yine bir şiirle noktalayıp hepinizi muhabbetle selamlarım.

           ...

         Al eline bir değnek,

         Tırman dağlara şöyle.

         Şehir farksız olsun tek,

         Mukavvadan bir köyle

 

                  Uzasan göğe ersen,

                  Şehirde cücesin sen,

                  Bir dev olmak istersen,

                  Dağlarda şarkı söyle.

 

         20.12.2008                       

 

GERİ