MUHABBET
Muhabbet,insan oğlunun en az iki kişi ile sürdürülen,zaman zaman kişilerin
çoğunluğuyla koyulaşıp devam eden veya ettirilen, samimiyetten güç
alan,kimisince sohbet de denilebilen, işte bu sohbetin sürdürülmesi olsa
gerek.
Gerçi muhabbetin,sohbetin,samimiyetin insanlarca mayalaştırılıp
yoğrulup,gene insanlarca karalanıp belki de berbatlaşarak sona erdirdiği
bilinmektedir. İnsan her an saf ve ari bir gönülle yatar kalkar.Yalnız o
insanda dünya malına tamah yoksa,eğer o insanda biraz olsun haddini bilip
kanaatkar ise. İşte bu insanın gönlünde büyüyen bu samimiyetler onu her
zaman muhabbete sadık kılıp belki de muhabbetin sohbeti kulu kölesi bir hale
gelmiş olarak görülebilir.
Çevremize bakalım,yalnız bu kayıt her kul için değil de,ekseri kendini bilen
kendine sahip olanların çoğunluğu için sayıyorum.Kişi kemaline ermiş dünya
işinden elini çekmiş,hani HAK yolunu bulmuş deyimlerine uygun
yürüyenlerimizde bu hal açıkça görülmektedir. Öyle sohbet,öyle muhabbet
canlıları var ki insan o kişiyi bu güne kadar tanımadığına şaşar,o kişi ile
uzak kalışına pişmanlık eder,belki de o insanın bu kadar samimi sohbet
muhabbet düşkünü olduğuna şahit olur.
Oysa ki o kişi gençliğin de belki de tamahı uğruna,belki de şeytani arzular
yüzünden bu hallerden çok ama çok uzaklarda idi.işte yukarıda saymaya
çalıştığım hallerden uzaklaşınca,anlar ki sohbet sofrası insanı emeksiz
telaşeşiz ve manen doyuruyor,o zamanda muhabbetin kulu olur çıkar.
Muhabbet her kulun gönlün de bir dağ gibidir.Muhabbetin o insandaki şeklini
şemalini seçebilirsek,kendi gönlümüzde ki muhabbete yakın veya uzak olduğunu
anlarız.Anladığımız da da,o kişi ile sohbetimizin değerlendirmesini
yaparsak, bize yakın ise onunla uzun zaman can ciğerliliğimiz devam eder
gider.Ama gönüllerimizde ki sohbet tezlerimiz birbirimize uymayıp Hanya
Konya misali ise burada birbirimize doğru dürüst yanaşmaz, hep sohbetlerden
uzak kalmaya çalışırız.
Dünya alemin de samimiyetin verdiği inanç muhabbete yol açar.Sohbetin tatlı
güzel ve uzun oluşumunu sağlar.Bu güne kadar sohbetin önemlilerin başında
gördüğüm dini sohbetler başı çekmektedir.Dini sohbetin baş kahramanı elbette
din imamlarımız. Onların baş sohbet başlangıçları Yüce Allah”cc.”Yüce
Kur’anımız ve Sevgili peygamberim Muhammet Mustafa”s.a.s.dır.Zira dünyada
iken yarın ki Ahiret günün veya zamanın en yaşam tarzının iyi anlatımı en
iyi açıklanması bu sohbete girişle başlayıp,tatlı bir muhabbetle devam
etmesidir.Bu sohbetleri her mümin kul defalarca camilere mescitlere veya en
küçük toplumda dahi defalarca dinlemesine rağmen yine de yüz kere dinleme
inancına sahiptir.Hiç bir zaman itiraza yer vermemiştir, sanıyorum
vermeyecektir de.
Bir de küçük ailelerin veya köşe başlarında ki toplum sohbet veya
muhabbetlerine bir göz atarsak,bu gibi muhabbetlerin çok tatlı bir halle
başlayıp,bir azı bazı anlaşamamazlıklara rağmen yine de tatlı veya olumlu
bir sonuç bulmaktadır. Burada ki,sohbetin başlangıcı belli bir kişilere
dokunmadan,ekseri HAK yolunda başlanmışsa ki bunlar çoğunluktadır,bu sohbet
insanların daha da bilinçli ilimleriyle yoğrulup devamlı olumlu yöne doğru
olmaktadır.
Ama dünya maddiyeti,çekememezlik,daha gönüllere ters düşen bazı sohbet
başlangıçları,belki umulduğundan da kısa sürdüğü gibi kişiler arasın da
nizalarada sebep olarak önümüze gelmektedir.Her toplumlaşmada muhakkak bir
sohbetin başlangıcı olduğu bilinmektedir..İşte burada ki başlangıcı çok
önemli sayılmaktadır.Bu önemli sohbetlerin değeri bu sohbetin muhabbete
dönüşmesi,ve bu muhabbetin kişiler de birer ders birer anı hatıra
bırakması mutlaka vardır.Ama her sohbetin muhabbet olur iddiasına da
inanmak biraz düşündürücüdür.
Birde şuna değinmekte yarar vardır.Hani şu özenle itina ile,bol hayali
güçlerle meydana getirilmeğe çalışılan İçki ! sohbetleri oluyor ya,
bunu burada kendi görüşümden evvel gördüklerimin izlenimlerini yazmaya
çalışayım.
Adına kafadarlar gurubu bildiğimiz bu yolun samimi kişileri,karar
kılarlar.Adına içki masası sohbeti devamına da alkol muhabbeti diye de ad
takarlar.
Öncelikle çok yönlü bir masraf işlentisi vardır.Evine bir tavuk bir kilo et
almayan baba buraya cebindekini boşaltırcasına katkıda bulunur.
Ardından o! Kafadar toplumu bu masa başında,eh iyi denilebilecek bir halde
başlarlar sohbete muhabbete"aslı varsa".Tabi bu arada şişeler
açılıp,muhabbete renk verecek ya, içmeler hızla aslı varsa hazla başlar.
Sohbetin verdiği hayal,içme tarzını körükler.Bir hızdır içme telaşı o
masada.Biri kadehi doldurur öbürküne ‘şerefe’ diye ikramda bulunur.Daha
mideye inmeden bir başkası boşalan kadehleri çoktan doldurmuştur bile.Bir
dördüncü, hadi ‘şerefe’ deyip kaldırır sek ! kadehi.Öbürküleri kırmaz,
kalkan bu kadehin hatırını.
İşte bir yarım saate kalmaz bulanır o ayık sayılan kafalar.Sohbetin adisi
ile başlanmıştır muhabbete.O yarım saat veya biraz daha fazla zaman
sonra,arada ki bazıları başlar su koyvermeğe,
Zaten düşük sohbet döner berbat muhabbete.İşte bulanan o kafalardan başlar
bu düşük zeviyeler.Burasını ben okuyucumun yorumuna bırakayım belki
yazamadığım veya eşkerttiğim yanları olur. Neme gerek günaha
girmek.Saygılarımla efendim. 26.05.2009
DİĞER YAZILARI
BİR DİLİM EKMEK
GAFLET
YAYLA SUYU
KÖYLÜ ÇOCUĞU
MUHTAR ADAYLARINA
BİZ DEĞİLMİYİZ ?
NE UMDUK NE BULDUK / UNUTTUK
BÖYLE DOSTLUK
EL DİYARI
NAMAZ (Şiir)
Muhammed (S.A.V.)
İşçilik
Öğretmenim
Utanalım
Kaçakçılık
Bir Sarım Tütün
Haydin Maça
Eşek İnadı
Hırsızlık - Bir Tek
Domates
A.Tınmaz'ın
Hayatı