Samat Köyü

GEREDE

 ANASAYFAFOTO GALERİZİYARETÇİ DEFTERİVİDEOLARHABER ARŞİVİLETİŞİM

 

   Giriş Sayfası Yap

 

 Menü

Hayrettin Oğur'un Hatıraları

Asırlık Bir İnsan

Gurbetdeki Kalem

Emekli Öğretmen

Fatma Ana

Emektar Şoför

 

 

İÇİMİZDEN BİRİ

Hasan Karataş’ın Küçük Dünyası

 

1985 yılında Samat Köyünde doğan Hasan KARATAŞ daha bebekken hayatı tanıyamadan 1987 yılının altıncı ayında  bir bucuk yaşındayken  bu amansız hastalığının ilk belirtileri başlamış. Ailesinin o yıllarda ve  sonra ki yıllarda tedavi için götürmüş oldukları hastanelerde doktorlar beyinde bulunan beyincik içindeki hareket damarlarında tıkanıklıklar oluştuğunu söylemiş yapılan tedaviler hep olumsuz sonuçlar vermiş ve tedavisi gerçekleşmemiş. O yıllarda bir çok çocuk gibi Hasan Karataş da koşuyor oynuyor ve yürüyordu ama her ne kadar yürüse de oynasa da hastalığı küçük de olsa arkadaşları tarafından anlaşılıyordu.

 

1992 yılında Samat İlköğretim Okuluna başlayan Karataş kendi okuluna kendi  gidip gelen, arkadaşları ve öğretmenleri tarafından sevilen başarılı bir öğrenciymiş. Zaman zaman takdirler teşekkürler alarak dönem sonlarında yaşadığı bu mutluluğu koşarak bir an önce ailesi ile paylaşırmış.Yıllar su gibi akıp gidiyordu Hasan 5.sınıfı bitirmiş ama hastalığı  da yıllarla beraber ilerlemişti artık yürüyemiyordu ama okumak istiyor okulundan öğretmenlerinden ve arkadaşlarından  ayrılmak istemiyordu. Bu isteğini kıramayan ailesi onun okuluna devam etmesi için elinden geleni yapıyor yapmaya çalışıyordu. Öğretmenleri ve arkadaşları da onun artık bir ikinci ailesi olmuş ve Hasan’a onlarda yardımcı olmaya çalışıyorlardı.Hasan İlköğretim 6.sınıfa başlamış, sabah öğlen akşam kimi zaman annesi kimi zaman babası , kimi zaman kardeşleri bazen de arkadaşları onu okuluna getirip götürüyorlarmış  öğretmeleri ve arkadaşları ailesi gibi onun en büyük destecisiymiş. Ayakları tamamen tutmadığı yürüyemediği halde azim ile tüm zorluklara katlanarak okuluna devam ediyormuş. Taki o olay meydana gelene kadar.

              

Artık sömestir tatiline az kalmış neredeyse Hasan 6.sınıfında yarısını tamamlamak üzere iken akşam okul dağılmış, arkadaşları zilin çalması ile beraber sınıfı boşaltmış, o gün olacak ya öğretmeni de sınıftan çıkmış Hasan sınıfta tek başına yalnız kalmış. Okuldaki öğrencilerin uğultusu ve ayak sesleri zaman ilerledikçe kesilmiş ve okulu derin bir sessizlik kaplamış. Hasan hala sırasında oturuyor ailesinden birilerinin onu almasını bekliyormuş. Ama her nedense o gün ailesi biraz gecikmiş.Evine gitmek istiyor ama yürümeyi bırak hareket bile edemiyormuş. Sonunda beklemekten sabrı tükenmiş bir halde kalkmak istemiş ve oturduğu sıradan yere düşerek acı içinde kıvranıyor bağırıyor ve ağlıyormuş. Bir müddet sonra okuldan henüz ayrılmayan o dönemin okul müdürü Mithat bey sesi duymuş ve koşarak Hasan’ın imdadına yetişmiş düştüğü yerden kaldırıp kucağına almış ve müdür odasına götürmüş.ağlamaması ve üzülmemesi konusunda nasihatlar ederken bir yandan da okul müdürü Mithat bey bu olay karşısında  göz yaşlarını tutamayarak ağlıyormuş. Bir müddet sonra koşarak okula gelip direk sınıfına gelen babası Hasan’ı göremeyince panikleyerek müdür odasına yönelmiş ama içerdeki  ağlama seslerini duyunca irkilmiş bir an duraksadıktan sonra içeri girmiş bir koltukta Hasan diğer koltukta Mithat bey ağlıyormuş bir anlam veremediği bu olay karşısında donmuş kalmış. Mithat bey kendisine olayları izah ettikten sonra o gün akşam Hasan bir daha geri dönmemek üzere son kez ayrılmış okulundan ve arkadaşlarından …Hasan artık ona göre küçük dünyasına kapanmış. Günler ayları aylar yılları kovalamış.Köyde babasının yanında evde kalıyor yazları da zaman zaman tekerlekli sandalyesi ile sokağa çıkıyormuş.Hasan Bir zamanlar koştuğu saklambaç oynadığı sokaklarda bu kez sadece arkadaşlarını izlemekle yetiniyordu. Evde olduğu zamanlarda babasının ona aldığı atari ile oynayarak rekorlar kırıyor, televizyon seyrederek vakit geçiriyordu. O da artık koca dünyada kendi dünyasını böyle kurmuştu.

         2007 yılında ailesinin Gerede’ye gelmesi ile Hasan bir zamanlar arkadaşlarından ayrılıp okulunu terk ettiği gibi şimdi de komşularını ve  koşup oynadığı topraklarını  terk ediyordu. Gerede’ye gelen Hasan’ ın rahatsızlıkları da ilerlemeye başlamış 10 yıldır yürüyememesinin üzerine 2008 yılında artık ellerini de hareket ettiremez ,gözleri göremez hale gelmişti. Kulaklarında işitme problemleri ,konuşmasında da güçlükler çekmeye başlamıştı. İki yıldır artık Hasan’ ın tüm ihtiyaçları ailesi tarafından görülmekte.

Koyu bir Fenerbahçe taraftarı olan Hasan futbol ve fenerden söz açılınca daha da bir keyiflenerek tebessüm ediyor biz şampiyon olacağız diyordu. Televizyonlarda yayınlanan maçları spor haberlerini hiç kaçırmazmış rahatsızlığına rağmen zekasını kaybetmemiş ve her şeyi her kesi hatırlıyordu.Sorduğumuz soruları bir bir cevaplayan Hasan ilköğretim 1.sınıfı Mehmet Turçin.2.sınıfı Mehmet Beyhan Başer, 3.sınıfı Bülent Akgül, 4.ve 5. sınıfıda Hatice Bilgin öğretmenlerimde okudum diyordu. Okulda aynı sınıfta bir dönem 31 kişilermiş  hepsinin ismini bir bir hatırlayarak…Kenan Doğangün, Sinan Özçelik, Süleyman Civan, Erkan Koçak, Bayram Acarol, Kerim Işık, İsmail Erul, Hediye, Habibe, Hacer ,Hülya ve diğerlerinin isimlerini sayarak onları anıyor ve yaşadıkları hayattan sorular yöneltiyordu. Kiminin askerliğini kiminin evliliğini soruyordu. Beş bucuk yıl bir çoğu ile aynı sınıfı aynı sırayı paylaşmış biri olarak onları hiç unutmamış unutamamış görünüyordu. Bu arkadaşlarının kendisini aramamalarından sormamalarından dolayı onlara bir nebzede olsa sitem ediyordu.

 Zaman zaman ailesine mesajlar yazdırarak bazı ardaşlarına gönderiyor onlardan gelen mesajları babasına kardeşlerine okutarak mutlu oluyordu Ama bazı arkadaşlarının aramadıklarından dolayı sitem ediyor yine de onları kırmak istemiyerek belki telefon numaramı bilmeyebilirler diyor telefon numarasını da yazmamızı istiyordu.

         Hasan Karataş  aile bireyleri ile her şeye rağmen küçücük dünyasında mutlu ve umutlu görünüyordu. Onun tanıdıklarından  ya da onu tanıyanlardan gelecek olan bir mesaj inanın onu çok mutlu edecektir. elimizden düşmeyen telefonlardan bir mesaj da Hasan’a ( 0 543 726 2919) atarak onu küçük dünyasında mutlu edelim. Hatta arkadaşları olarak onu ziyaret edelim.  arkadaşları onu unutsalar da o arkadaşlarını ve yaşadıklarını unutmamış…

         Küçük Dünyasından ümitli olan Hasan’a Allah acil şifalar versin.

 

 

 

 

   

geredesamat@hotmail.com

 

                                                                                                                                ANASAYFA                                                 1280*800 Ekran Çözünürlüğünde hazırlanmıştır.

Copyright © 2007