|
MİRASIMIZ
LİBYA!!! BÖLMEYİN! BÖLDÜRMEYİN! BÖLÜNMEYİN!
Tarih sayfalarına adını altın harflerle yazdırmış atamız Osmanlı’nın
dağılmasıyla kurulan 70’den fazla ülke maalesef bir asra yakın zamandır hiç
huzur görmedi, kanının akmadığı hiçbir günü olmadı. Ülkemizde yıllarca
yaşadıklarımız, Bosna-hersek, İran Irak, Kuveyt, Bulgaristan, Kosova, Suriye
ve şimdide Libya da yaşananlar.
Sonrasında; Sovyetlerin dağılmasından sonra kurulan devletlerde yaşanan
idari devrimler, Irak ve Afganistan’daki olaylar, Arap ülkelerindeki Sudan,
Yemen, Bahreyn, Mısır, Tunus ve Libya’daki son aylardaki gelişmeler
akıllarda hep “Eyvah yine mi aynı oyun! Böl, parçala yut’ hezeyanlarını
getiriyor akıllara.
Yıllardır yaşadığımız, sağ-sol, alevi-sünni, Türk-kürt vb. kavgaları
arkasından askeri ihtilaller ve sonrasında kurulan yeni düzenler, yeni
zannettiğimiz ama yine aynı olan sadece aktörleri farklı olan yeni oyunlar
şimdide kardeş ülkelerde mi yaşanıyor?
Daha
dün takvimler 28 Şubatı gösteriyordu. Bizlerin tam 13 yıl önce, bir
üniversite öğrencisi olarak başımıza balyoz gibi inen kararlarının aslında
ne demek olduğunu yeni yeni anlayabildiğimiz, idrak edebildiğimiz o tarih,
şimdi ise Libya’nın tarihinde kara bir sayfa olarak yerini aldı.
28
Şubat 2011, muhalif grup kendi hükümetini kurduğunu resmen ilan etti. Ülkede
iki hükümet oluştu. İki hükümet demek iki devlet demekti. Bunların üstüne
Gaddafi’nin her zamankinden daha da zalimce açıklamaları, bu parçalanmanın
önlenemez bir yola girdiğini gösteriyor.
Bütün bunların hemen arkasından askeri müdahalelerden bahsedilmeye başlandı.
ABD ve İngiltere’nin Libya da yaşayan kendi vatandaşları için yaptığı askeri
müdahaleler dünyanın gözü önünde yaşanıyor. Libya açıklarında Amerikan
gemileri esas görevlerini yerine getirebilmek için, çoktan yerini almış, kim
bilir hangi limanda aylar, yıllar önce kurgulanan oyundaki rolünü
sahneleyebilmek için zaman bekliyorlar.
Amerika’nın Somali, Afganistan ve en sonda Irak’ta yaptıklarını gördükten
sonra “lebbeyk” demekten, el açıp dua etmekten, bu oyunları çaresizce
izlemekten başka bir şey yapamamak üzüyorken insanları Libya’daki Türk
vatandaşının ülkemize dönüşlerinde gösterilen kolaylıklar,
Cumhurbaşkanımızın şu günlerde Libya’ya gidecek olması Türkiye’nin
bölgesinde aktif bir siyaset izlemesi, yeni dünya düzeninin içinde
Türkiye’nin ehemmiyetini, Osmanlı’dan kalan mirasına sahip çıkmaya
başladığını, düşen sancağın son temsilcisi olduğunun ispatı olarak su
döküyor çatlamış, nasır tutmuş yürüklere.
Gandi’nin yıllar öncesinde yaşanacakları sanki biliyormuşçasına söylediği
Afganistan’la Pakistan’ı birbirinden ayıracağınıza beni testereyle ortadan
ayırın” sözü tozlu tarih sayfaları içerisinde yürek yakan en manidar
sözlerden biri olarak, ibretlik bir vesika gbi durmaktayken yaşananlar onun
haklılığını birkez daha gözler önüne sermektedir.
Şimdide aynı sözü söylemek bizlere düşüyor, Türk halkına düşünüyor, Türkiye
Cumhuriyeti Devletine düşüyor, tüm dünya Müslümanlarına düşüyor. Sudan,
Yemen, Bahreyn, Mısır, Tunus ve Libya Durun! Bölmeyin! Bölünmeyin!
Böldürmeyin!
Hasan YILDIZ
ANKARA
01-03-2011
DİĞER YAZILARI
PRAHA MA BU
İŞLERİ ÇETO
YENİDEN
BAŞLAMAK GEREK !!!!
Hızlı ve Etkili
Okuma
Etkin Dinleme ve Not
Tutma
Eğitimin Önemi ve
Okul Başarısının Üç Temel Prensbi
|