Samat Köyü

GEREDE

Anasayfa    Foto Galeri   Ziyaretci Defteri  Sohbet  Haber Arşivi  İletişim  

Giriş Sayfan Yap

Ana Menü

 Ana Sayfa
 Foto Galeri
 Tarih
 Coğrafi Durum
 Yaylacılık
 Örf ve Adetler
 Eğitim
 Edebiyat
 Ekonomi
 Ulaşım
 Spor
 Tesislerimiz
 Köy Yönetimi
 Telefon Rehberi
 Ziyaretçi Defteri
 Radyo ve Tv
 İlan ve Reklam
 Linkler
 Sohbet
 Videolar
 Haber Arşiv
 Site İletişim

 


 

 EĞİTİMCİ       Hasan YILDIZ        Rehber Öğretmen   ANKARA

     

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE MODERLEŞME HAREKETLERİ

 

Köklü bir geçmişe sahip olan Türk milleti büyük medeniyetler kurmuş, tarih sahnesinde çağ açıp çağ kapatmış ve nice buluşlara imza atmıştır.

Türkler insanlık tarihinden bu güne kadar her zaman kendine has sistemler geliştirmiş,  bu sistemler sayesinde de çok uzun süre medeniyetlerin beşiği olarak yaşamıştır. Askerlik alanındaki ilk onluk sistem M.Ö. 500 lü yıllarda Hun hakanı Mete tarafından bulunmuştur. M.S. 1100’lü yıllarda Selçuklu devleti döneminde siyaset ve bilim adamı yetiştirmek için bugünkü üniversite düzeyinde Nizamiye Medreseleri Kurulmuştur. Yine aynı yıllarda Mevlana Celaleddin Rumi tarafından eğitim seferberliği başlatılmış ve Anadolu coğrafyasında binden fazla okul açılmıştır

1299 da Osmanlı devletinin kurulmasıyla birlikte Eğitim veren kurumlar daha da artırılmış ve çeşitlendirilmiştir. Okul öncesi ve ilköğretim düzeyinde sıbyan mektepleri, ortaöğretim seviyesinde rüştiye ve idadi mektepleri eğitime başlamış, akabinde bugünkü üniversite düzeyinde Medreseler kurulmuştur. 1. Murad Hüdevandigar zamanında Osmanlı sarayının içinde üstün yeteneklilerin eğitimine dönük kendi alanında bir ilk olarak Enderûn mektepleri eğitim vermeye başlamıştır, aynı zamanda çoklu zeka eğitimi kavramı henüz oluşmamışken çoklu zekaya uygun bir eğitim Enderun mekteplerinin temel eğitim felsefesi olmuştur. Büyük devlet adamları,  Müzisyenler, Kaptan-ı Deryalar, Bilim Adamları, Askeri komutanlar bu okullardan yetişmiştir. Aynı zamanlarda sokak ve mahalle aralarında, köylerde Tekke ve zaviyelerde de her yaşa uygun temel eğitim her zaman verilmiştir. Osmanlı eğitim sisteminde Okul ortamları külliye şeklinde yapılmış, külliyelerin içinde okul, hastane, ibadethane, ve Mezarlıklar iç içe yapılmıştır. Külliyelerin bu şekilde oluşturulmasının amacı beşikten ölüme kadar; Yaşam boyunca Eğitim anlayışının bireylerde oluşturulmasını sağlamaktır.

1923 yılında Osmanlı devletinin yıkılması ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurulmasıyla birlikte, Osmanlının son dönemlerinde özellikle askeri, eğitim ve siyasi alanlarda yapılan modernleşme çalışmaları daha da artırılmış. Modernleşme çalışmaları devletin her türlü kurumunda kendini hissettirmiştir. 3 Mart 1924 tarihinde (Tevhid-i tedrisat kanunu) çıkarılan bir kanunla Bu günkü Milli Eğitim bakanlığı kurulmuş, Tüm eğitim kurumları bu bakanlık bünyesinde toplanmış neticesinde Eğitim ve öğretim birliği sağlanmıştır. 1 kasım 1928 yılında ise Türkiye cumhuriyeti devleti Arap Alfabesini bırakıp yerine Latin Alfabesini kullanmaya başlamıştır. Eğitim ve öğretim alanında hızlı gelişmeler yaşanmış Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa kemal Atatürk tarafından Avrupa’dan ve A.B.D. den John Devey, Künhe gibi eğitim sosyologları getirilmiş ve Modernleşme hareketleri hayatın her noktasında kendisini göstermiştir. Ülkemizde kurulan üniversitelere yurt dışından akademisyenler getirilerek Avrupa ve dünya ile kucaklaşma süreci başlatılmıştır. 1960 Yılında Üstün yetenekliler için ilk defa Ankara/da Özel bir okul olarak Ankara Fen Lisesi kurulmuştur. Fen lisesi mezunlarının toplumdan ve yaşıtlarından ayrı bir eğitim süreci yaşaması sonucunda toplumla bağlantılarının zayıfladığı görülmüş ve üstün yeteneklilerin eğitiminde bu modelden vazgeçilmiştir. Fen liseleri akademik başarı testleri sonunda öğrenci alan bir okul modeli olarak yaygınlaşmış, toplumla daha sıkı ilişkilendirilerek Türk eğitim sisteminde en prestijli okulları olarak eğitim sürecine devam etmektedir. Sonrasında ise ülke olarak; okullarda üstün yetenekli öğrenciler için üst sınıflar açılmaya başlanmıştır. 1993 Yılında ise ders dışı zamanlarda Üstün yetenekli öğrencilerin yetenek alanlarının belirlenerek yetenek alanında geliştirilmesi temeline dayanan Bilim ve Sanat Merkezleri kurulmuştur ve şu an Ülke genelinde sayıları kırksekize ulaşmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Devletinde yaklaşık onyedimilyon öğrenci Formal Eğitim kurumlarında haftada en az 30 saat eğitim almaktadır.

            Türk Eğitim Sisteminin başlıca süreçleri şöyledir:

Okul öncesi eğitim. 3-7 yaş arası isteğe bağlı Ana okulu ve Kreşler.

Temel Eğitim: a) İlköğretim birinci kademe 7-12 yaş arası 1,2,3,4,5. sınıflar

                        b) İlköğretim ikinci kademe 12-15 yaş arası 6,7 ve 8. sınıflar Her Türk bireyinin almasının Zorunlu olduğu bir eğitimdir.

Orta öğretim: Lise 4 yıldır ve  İsteğe bağlıdır.

Üniversite Eğitimi: 2 yıl, 4, 5 ve 6 yıldır. Okul türlerine bağlı olarak 

Türk Eğitim sisteminin uzak hedefleri arasında zorunlu eğitimin 13 yıla çıkarılması vardır. Bu süreç için ilk önce zorunlu temel eğitim 8 yıl olarak belirlenmiştir. İkinci aşamada liseler dört yıla çıkarılmış üçüncü aşamada okulöncesi bir yıl zorunlu olarak pilot bölgelerde başlanmış ve en sonunda da 2012 yılında tüm bu süreci kapsayan 13 yıllık bu eğitimin zorunlu temel eğitim olması planlanmıştır. 

İlköğretim birinci kademeyi tamamlayan öğrencilerimiz ara vermeden kesintisiz olarak ikinci kademe eğitimlerine devam etmektedirler. Öğrencilerimiz 6. 7. ve 8. sınıflarda  (ilköğretim ikinci kademede) bir üst programa (lise) devam edebilmek için bulundukları sınıf seviyelerine göre Seviye Belirleme sınavları  (SBS).’na girmektedirler. 8. sınıf bitirildikten sonra Bu sınavlardan alınan notlar, öğrencinin akademik başarı notu ve Davranış notu hesaplanarak öğrenci bir üst öğrenime yerleştirilir.

Lise eğitiminde Şu okul türleri vardır

1-      Fen liseleri

2-      Anadolu liseleri

3-      Meslek liseleri

a)      Ticaret meslek liseleri

b)      Erkem teknik ve Endüstri meslek liseleri

c)      Kız meslek liseleri

d)     İmam hatip liseleri

e)      Sağlık Meslek liseleri

f)       Harita, Tapu ve Kadastro, Maliye, vs. Meslek liseleri

4-      Genel Liseler

5-      Askeri liseler

6-      Polis kolejleri

7-      Sosyal bilimler liseleri.

8-      Spor liseleri

9-      Güzel Sanatlar liseleri gibi okul türleri bulunmaktadır

Lise öğrenimini tamamlayan öğrenciler üniversiteye devam etmek isterlerse; Öğrenci Seçme Sınavına  (ÖSS) girmek zorundadırlar. Bu sınav öğrencilerin daha önceki tüm eğitim geçmişini kapsayan ve öğrencilerin bitirdikleri okul türüne göre içeriği oluşturulmuş bir sınavdır. Sınav sonuçlarına göre öğrenciler Üniversitelere yerleşmektedir. Bitirilen liseye göre üniversite sınavında öğrencilere ek puanlar verilmektedir. Öğrenci kendi bitirdiği liseye uygun bir bölüm tercih ederse öğrenciye ek puan verilir. Bitirdiği lise eğitimine uygun olmayan bir bölüm tercih edilirse o zaman yapılan puanlama öğrencinin aleyhine olur ve daha fazla soru yapması gerekir.  

Üniversitelerin ön lisans programları ülkemizde 2 yıldır. Meslek lisesi mezunlarımız üniversitelerin ilgili ön lisans bölümlerine sınavsız geçebilmektedirler. Diğer bölümler ise ÖSS sınavı sonucuna göre yerleştirilmektedir.

Üniversitelerin eğitim süreleri; Hukuk fakülteleri, Mühendislik Fakülteleri, Siyasal bilimler Fakülteleri, Fen Edebiyat Fakülteleri, 4 yıldır. Eczacılık fakülteleri, Dişçilik Fakülteleri 5 yıldır. Eğitim Fakülteleri 5.5 yıldır. Tıp Fakülteleri ise 6 yıllık bir eğitim sürecine sahiptir.

Tüm bu sayılan okul türlerinin dışında iş kollarında istihdam edilip aynı zamanda da mesleki gelişimlerini sağlamak ve gerekli sertifikasyon programlarını tamamlamak için eğitim veren, Mesleki eğitim merkezleri vardır. Yetişkinlerin eğitimine dönük Halk eğitim merkezleri mevcuttur. Lisan kursları, Müzik kursları, Resim heykel seramik kursları, sürücü kursları, gibi Okul eğitimine yardımcı olan Dershaneler ve etüt merkezleri Türk eğitim sisteminin içinde İnformal eğitim veren başlıca kurumlardır…

Özel eğitim gerektiren öğrenciler için farklı okul türleri eğitim vermektedir. Görme engelliler okulu, sağırlar okulu, İş okulu, Bedensel engelliler okulları da Formal olarak eğitimlerini devam ettirmektedirler. Yine kendi öz yaşam becerilerini yerine getiremeyen öğrencilerimiz için Özel eğitim ve Rehabilitasyon merkezlerimiz vardır. Bu merkezlere devam etmesi sağlık bakanlığına bağlı raporlarla kesinleşen öğrencilerimize devletimiz bakım ve masraf ücretlerini ödemektedir.

Türk eğitim sisteminde sayılan bu okul türleri Devlet ve Özel sektörle birlikte yürütülmektedir.

Ülkemiz nüfusunun genç ve dinamik oluşu, ve eğitim isteyen büyük bir kitlenin olması ülkemizde yapılan çalışmaların daha uzun zamanda yapılmasını sebep olmaktadır. Yine öğrenci sayımızdaki nüfus potansiyeli Türk eğitim sisteminin Dershaneler ve Sınavlar sistemi olmasına sebep olmuş, buda eğitimin özelleşmesi için kapılar açmıştır. Türk eğitim sistemi Devletle birlikte özel sektörün gerçeğiyle birlikte bu yükün altından başarıyla kalkmaktadır. Özellikle son yıllarda ülkemizden yetişen öğrencilerimiz birçok bilim olimpiyatlarında dünya çapında ödüller almaktadır.

Türkiye nüfusunun genç ve dinamik oluşu, eğitim ihtiyacına olan inanç ve Ülkemiz insanlarının fedakârlık ve gayretleri neticesinde Türk eğitim sistemi kısa zaman içerisinde

Dünya devletleri arasında istenilen yere gelecek ve Geçmişinde olduğu gibi Tarih sahnesinde yine Altın harflerle kendisine yer bulacaktır.

Hasan YILDIZ Ankara Bilim ve Sanat Merkezi Rehber Öğretmeni. Hyildiz14@hotmail.com

Taşkın ÇALIŞKANER Ankara Bilim ve Sanat Merkezi Müdürü. taskin_caliskaner@hotmail.com  18.12.2008

 

GERİ