|
EĞİTİMİN ÖNEMİ VE OKUL BAŞARISININ ÜÇ TEMEL PRENSİBİ
Eğitim; Prof. Dr.
Selahattin Ertürk’ün tanımıyla; bireyin davranışlarında kendi yaşantısı
yoluyla ve kasıtlı olarak istendik davranış değişikliği meydana getirebilme
sürecidir. Bu süreç kişisel farklılıklarımız yüzünden kişiden kişiye
değişebilir. Bazıları için davranış değişikliği kısa bir sürede olurken
bazılarında çok uzun zaman içerisinde oluşabilir.
Psikologlar kişideki kalıcı
davranış değişikliği oluşturma sürecinin en az 21 gün olduğunu söylemektedir.
Örneğin bir kişinin suyu ayakta değil de, oturarak ve üç defada içmesini
kalıcı davranış haline getirmesinin en az üç hafta sürdüğü söylenebilir.
Öğrenmede sözlerle uyarılarda bulunmaktan daha önemlisi davranışlarla örnek
olmaktır. Bu yüzden kişilerin eğitiminde sözel uyarılardan çok örnek
davranışlara dikkat edilmelidir. Çünkü bireyler gördüklerini daha fazla
hatırlamaktadırlar. Nasıl bir evlat istiyorsak veya nasıl bir nesil
istiyorsak öyle davranmalıyız.
Eğitimin başladığı yer
ailedir. Daha sonra ise sistemli bir şekilde Eğitim kurumları ailenin yanında
bireyin eğitilmesi için devreye girer. Eğitimin sistemli olarak verildiği
yerler Örgün eğitim kurumlarıdır. Örgün eğitim kurumları sürekli eğitim veren
kurumlar demektir. (İlköğretim, ortaöğretim, yüksek öğretim gibi) Ülkemiz
nüfusu ortalama 70 milyondur. Bu nüfusun ¼ ü yani 17 milyon kişisi devlet
kurumlarında eğitim görmektedir.
Avrupa ülkelerinin en büyük
problemi hiç şüphesiz genç nüfusunun olmayışıdır. Bizim ise bu konuda dünya
devletlerinden çok ilerde olduğumuz aşikardır. Hatta Avrupa birliğine alınmama
sebeplerinden bir tanesi de atılgan bir Türk gençliğinin eğitiliyor
olmasıdır. Hele birde bu nüfusun etkili ve verimli bir şeklide eğitildiği
düşünülebilirse o zaman Türkiye Cumhuriyeti Devleti tıpkı ataları Hunlar,
Göktürkler, Selçuklular, Osmanlılar gibi tarihe damgasını vuracaktır.
Eğitimin en temel basamağı
hiç şüphesiz öğrenmedir. Zorunlu eğitim yaşının 15 olduğu günümüzde, okul
yaşında olan tüm bireylerimiz devletimizin eğitim kurumlarında en az 8 yıl
eğitim almaktadır. Hatta şimdilerde okul öncesi eğitim zorunlu hale
getirilerek süreç daha da uzatılmıştır. Etkili ve verimli bir öğrenme
ortamının okullarda oluşması, hem bizi bireysel olarak, hem de ülkemizi
zirvelere taşıyacaktır. Etkili ve verimli bir eğitim süreci
gerçekleştiremezsek, eğitim için ayrılan ailelerin paraları, eğitim sisteminin
içinde yer alan öğrencilerin gençlik yılları, hem de ülkemizin ayırdığı maddi
ve manevi kaynaklar boşa gitmiş olur. Neticesinde Beyhude bir nesille karşı
karşıya kalırız.
Eğitim kurumlarında öğrenim
görürken ders başarısı hiç kuşkusuz çok önemlidir. Ders başarısının olması
demek derslerde verilen ve öğretilen temel doğruların kabulü demektir. Kabul
edilen doğrular davranış haline getirilmelidir. Ancak ve ancak bu şekilde hem
birey olarak hem de Türk milleti olarak dünya devletleri içerisindeki yerimizi
alabiliriz. Öğrenmeyi kalıcı hale getiren ve ders başarısını artıran
temelde üç altın kural vardır. Bu kuralı yerine getiren her öğrenci
mutlaka ama mutlaka başarılı olacaktır. Şimdi bu kurallara kısa bir göz
atalım.
1-
Derse
hazırlıklı gelmek,
2-
Dersi derste
öğrenmek,
3-
Dersin kısa
tekrarını yapmak.
Bu süreç hiç şüphesiz okul
başarısını artıracağı gibi öğrenmeyi de kolaylaştıracaktır. Bu da özellikle
yöremiz insanının gerek ilk ve orta öğretim gerekse yüksek öğretimdeki
başarısını bu güne kadar ulaşamadığı noktaya ulaştıracaktır. Başarıyı
artırmak için; az önce bahsettiğimiz Okul başarısının üç temel prensibi
üzerinde biraz duralım.
1-
Derse
hazırlıklı gelmek: Derse gelmeden önce evimizde yarın hangi derslerimiz varsa
onlara mutlaka ama mutlaka çalışmalıyız. Öğretmenin anlatacağı konuyu daha
önceden okuyarak gelmek sınıf içerisinde başarımızı artırır. İmkânımız varsa
konuyu başka kaynaklardan, internetten, ansiklopedi veya gazetelerden
tarayarak okula gitmeliyiz. Ayrıca yine okurken anlamadığımız noktaları
sınıfta öğretmenimize de sorarak konuyu pekiştirmiş oluruz. Evde mutlaka
işlenecek konular okunarak derse gelinmelidir. Büyüklerimize de konu ile
ilgili neler bildiği sorulabilir.
2-
Dersi Derste
öğrenmek: Evde okuyarak geldiğimiz için öğretmenin neler anlatacağını önceden
biliriz. Fakat birde öğretmenden konuyu dinleyince öğrenme iyice pekişmiş
olur. Öğretmen bizim okuduğumuz konuyu bize güzelce anlatır. Aynı zamanda
başka kaynaklardan da araştırarak gelmiştir. Kitapta olmayan veya bizim
anlamakta güçlük çektiğimiz noktaları kolayca bizim için anlaşılabilir hale
getirebilir. Anlamadığımız yerleri mutlaka ama mutlaka öğretmene sormalıyız.
Arkadaşların gülmesinden veya öğretmenin azarlayacağını düşünerek soru
sormamak başarımızın önüne geçer. Biz soru sorduğumuz zaman arkadaşlarımızda
bizim sorduğumuz noktayı iyice öğrenmiş olur.
3-
Dersin kısa
tekrarını yapmak: Her gün ders çıkışında gözlerimizi kapatarak derste neler
yaptığımızı kısaca bir hafızamızdan geçirerek kısa bir tekrar yapmış oluruz.
Ama akşam eve gelince mutlaka ama mutlaka o gün derslerde neler öğrendik
onları tekrar etmeliyiz. Hatta yazdıklarımızı evde daha başka bir deftere
temize çekersek öğrenme çok daha fazla kalıcı olur. İnsanlar öğrendiklerini
tekrar etmezlerse;
24 saat (1 gün)
içerisinde öğrendiklerinin % 80 ‘ini unutur.
48 saat (2 gün)
içerisinde öğrendiklerinin % 90 u unutulur.
168 saat (1 hafta)
içerisinde öğrendiklerinin % 98 ini unutur.
Bir hafta boyunca okula giden bir öğrenci, öğrendiklerini tekrar
etmezse aklında hiç bir şey kalmaz. Okula beyhude gitmiş olur, öğrenme gerçekleşmez, konular
birbiriyle pekişmez ve derslerden bir şey anlayamaz. Böyle olunca da okul o
birey için sıkıcı bir hale gelir. Neticesinde ya derslerde yaramazlık
yapılır ya da okula devam ortadan kalkar. Devam etse bile; dersleri
birbirine bağlayamadığı için ders başarısı ortadan gerçekleşmez. Zorunlu
eğitim sürecinde olduğu için Öğrenci Bütün bunlara mecburen katlanmak zorunda
kalır. Sonucunda başarısızlıktan başka bir şey elde edilemez.
Bütün bu süreci ortadan
kaldıracak çözüm öğrencilerin bol bol tekrar etmeleridir. Tekrar olayı ne
kadar çok olursa öğrenme de o kadar kalıcı ve zevkli olur. Öğrenciler
günlük tekrar yaptıkları gibi haftalık ve aylık tekrarda yaparlarsa hayatları
boyunca çok geniş bir bilgi birikiminin de sahibi olurlar
Derse sadece ve sadece
sınav akşamı çalışmak çok fazla bir işe yaramaz sadece sınav boyunca bazı
şeyleri hatırlamamıza sebep olur. Fakat düzenli çalışan ve Okul başarısının üç
ana prensibini kendisine ilke edinen bir insan öğrendiklerinin büyük bir
çoğunluğunu hayatı boyunca unutmaz. Okulda öğrendiklerini hayatının her
kademesinde kullanır. Ev işlerinde olsun, mesleği ile ilgi işlerde olsun veya
hobi olarak yaptığı işlerde olsun pratik bilgi olarak kullanır.
Bilim adamları insanların
gördüğü ve duyduğu hiçbir şeyi unutmadığını söylemektedir. Fakat insanlar
gördüklerini ve duyduklarını hatta okuduklarını düzenli bir şekilde tekrar
etmedikleri için beyinde gönderilen yeri bulamamaktadır. Bir şeyi
hatırlayamamak; Karışık bir odada kaleminizi bulmaya çalışmak gibi bir
şeydir.
Kendimize güzel bir gelecek
hazırlamak istiyorsak mutlaka ama mutlaka okumalı, eğitim yuvalarından sonuna
kadar faydalanmalı ve okuduklarımızı da davranışlarımız haline getirmeliyiz.
Böylece bizden sonraki nesile, çocuklarımıza ve torunlarımıza bu günden daha
güzel, sevgi, saygı, barış ve hoşgörünün olduğu bir dünya bırakabiliriz.
Hem birey olarak hem de ülke olarak, müreffeh çağdaş ve daha iyi bir gelecek
istiyorsak bir daha asla bize verilmeyecek gençlik çağlarımızı çok iyi
değerlendirmeliyiz. Öğrenciliğimiz boyunca ulaştığımız her doğruyu kendi
hayatımızın bir parçası haline getirme çabasında olmalıyız.
Okul başarısı ile hayat başarısı birbiriyle doğru orantılıdır.
Okulunda başarılı olan bir insan daha güzel bir meslek sahibi olabilir. İyi
bir mesleğe sahip olan ve okulda öğrendiklerini kendisine düstur edinen
bireyler daha güzel ve huzurlu bir ailenin de sahibi olur. Bunları elde eden
insan hem bu dünyasını hem de bundan sonraki hayatını sağlamlaştırmış olur.
21. Yüzyılda Eğitime ve
İnsana yatırım yapan milletler tarih sahnesinde bayraklarını
dalgalandıracaklardır. Birey olarak ve millet olarak 2000’li yıllarda nerede
olacağımıza şimdi yaptıklarımızla karar vermiş olacağız.
15/01/2008
Hasan
YILDIZ
Rehber
Öğretmen
GERİ
|