SAMAT

KÖYÜ

GEREDE

 BOLU

Dünyaya

Açılan

İlk ve Tek

Pencereniz

Anasayfa    Foto Galeri   Ziyaretci Defteri  Sohbet  Haber Arşivi  İletişim  

Giriş Sayfan Yap

Ana Menü

 Ana Sayfa
 Foto Galeri
 Tarih
 Coğrafi Durum
 Yaylacılık
 Örf ve Adetler
 Eğitim
 Edebiyat
 Ekonomi
 Ulaşım
 Spor
 Tesislerimiz
 Köy Yönetimi
 Telefon Rehberi
 Ziyaretçi Defteri
 Radyo ve Tv
 İlan ve Reklam
 Linkler
 Sohbet
 Videolar
 Haber Arşiv
 Site İletişim

 


 

HATIRALAR        Ahmet TINMAZ / Fransa

 

EŞEK İNADI

Rahmetli babamın ,köy öküzünü bir nevi ihale ile alarak,Mayısın başından temmuz başına kadar Orta dağda köyün öküzlerine bakma sıralarındaydı.Babam anama talimat verdi oğlanla siz mandıraya gidin ev işlerini bitirin gelin dedi.Rahmetli anam beni merkebe bindirdi mandıraya geldik.Hatırlamıyorum o günkü anamın işini .Ama anam işini bitirdi beni gene merkebe bindirip orta dağda ki öküz yatağına babamın yanına gidiyoruz.Tam mandıraların ortasına geldik,sanıyorum Eyüplerin Mustafa ağbinin mandıra evini yeni yapıyorlardı.O anda birkaç usta çalışmakta.
Bu ustaların yanında komşunun gençlerinden birisi,biraz inadın dan zor giden bizim merkebe olduğu yerden
----Çüüşş, çüüşşş diye seslendi.
Seslendi ama arada elli altmış metrelik bir mesafe var. Fakat bizim merkebin inadı tuttu, o ağabeyin seslenmesi üzerine bir türlü ne ileri ne geri bir adım yürütemedi rahmetli anam.Belki bir yirmi dakika anam uğraştı ama,bizim kara kaçanın inadı tuttu bir adım ileri gitmedi.En sonunda anam beni yere indirdi merkebin yularını bana vererek çekmemi söyledi. Kendisi arkadan ite kalka oradan zor zahmet uzaklaşmıştık ama,anam da hırsından küplere binmiş, anam hırsından ağlamıştı.
Çünkü o günkü yapıda çalışan ustalar yabancı köylüydüler.Anam onlara karşı çok mahcup olmuştu,Ama o gence kimse bir şey demediği halde,bizimle iyiden iyiye eğlenmişti.
Gel zaman git zaman,bir akşam üzeri öküz sürüsü eski yaylada.Anamla bizde şöyle mandıra yolunun kenarında ana oğul oturuyoruz.Tam o esnada,hani bizim merkebe inadına Çüüşş,diye bağıran ağabey vardı ya.O da mandıraya yalnız olarak merkebiyle gidiyordu. Anam hiç tereddüt etmeden oturduğu yerden öyle hızla kalktı,o ağabeyin yakasından yakaladığı gibi,elindeki sopayla bir güzel becerdi.Ve ağabey ağlaya, aylaya
Mandıranın yolunu tuttu. Anam derin bir oh çekerek,
----İşte şimdi biraz ferahladım oğul demişti.

                                                                                                          A.Tınmaz

 
GERİ