|
EŞEK İNADI
Rahmetli
babamın ,köy öküzünü bir nevi ihale ile alarak,Mayısın başından temmuz başına
kadar Orta dağda köyün öküzlerine bakma sıralarındaydı.Babam anama talimat
verdi oğlanla siz mandıraya gidin ev işlerini bitirin gelin dedi.Rahmetli anam
beni merkebe bindirdi mandıraya geldik.Hatırlamıyorum o günkü anamın işini
.Ama anam işini bitirdi beni gene merkebe bindirip orta dağda ki öküz yatağına
babamın yanına gidiyoruz.Tam mandıraların ortasına geldik,sanıyorum Eyüplerin
Mustafa ağbinin mandıra evini yeni yapıyorlardı.O anda birkaç usta çalışmakta.
Bu ustaların yanında komşunun gençlerinden birisi,biraz inadın dan zor giden
bizim merkebe olduğu yerden
----Çüüşş, çüüşşş diye seslendi.
Seslendi ama arada elli altmış metrelik bir mesafe var. Fakat bizim merkebin
inadı tuttu, o ağabeyin seslenmesi üzerine bir türlü ne ileri ne geri bir adım
yürütemedi rahmetli anam.Belki bir yirmi dakika anam uğraştı ama,bizim kara
kaçanın inadı tuttu bir adım ileri gitmedi.En sonunda anam beni yere indirdi
merkebin yularını bana vererek çekmemi söyledi. Kendisi arkadan ite kalka
oradan zor zahmet uzaklaşmıştık ama,anam da hırsından küplere binmiş, anam
hırsından ağlamıştı.
Çünkü o günkü yapıda çalışan ustalar yabancı köylüydüler.Anam onlara karşı çok
mahcup olmuştu,Ama o gence kimse bir şey demediği halde,bizimle iyiden iyiye
eğlenmişti.
Gel zaman git zaman,bir akşam üzeri öküz sürüsü eski yaylada.Anamla bizde
şöyle mandıra yolunun kenarında ana oğul oturuyoruz.Tam o esnada,hani bizim
merkebe inadına Çüüşş,diye bağıran ağabey vardı ya.O da mandıraya yalnız
olarak merkebiyle gidiyordu. Anam hiç tereddüt etmeden oturduğu yerden öyle
hızla kalktı,o ağabeyin yakasından yakaladığı gibi,elindeki sopayla bir güzel
becerdi.Ve ağabey ağlaya, aylaya
Mandıranın yolunu tuttu. Anam derin bir oh çekerek,
----İşte şimdi biraz ferahladım oğul demişti.
A.Tınmaz
GERİ |