Samat Köyü

GEREDE

ANASAYFAFOTO GALERİZİYARETÇİ DEFTERİVİDEOLARHABER ARŞİVİLETİŞİM

 

   Giriş Sayfası Yap

 Menü
 Anasayfa
 Foto Galeri
 Tarih
 Çoğrafi Durum
 Yaylacılık
 Örf ve Adetler
 Eğitim
 Edebiyat
 Ekonomi
 Ulaşım
 Spor
 Tesislerimiz
 Köy Yönetimi
 Telefon Rehberi
 Ziyaretçi Defteri
 Radyo ve Tv
 İlan ve Reklam
 Linkler
 Sohbet
 
Videolar
 Haber Arşiv
 Site İletişim

 

 

 İlhan ŞİMŞEK        Eğitimci-Yazar        

               

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE HABERLEŞME 

Selamünaleyküm kıymetli hemşerilerim. Çağdaş dünyada iletişimin geldiği nokta akıl almaz büyüklük ve güzelliğe ulaşmış ve bize güzel nimetler sunmuştur. İşte bu çerçeveden değerlendirilirse köyümüz için hazırlanan bu sitenin önemi daha da iyi anlaşılacaktır. Siteyi kurup bu hale getirilmesinde baş mimar Yaşar DİNÇ kardeşimize teşekkürlerimi ve minnettarlığımı sunuyorum. Bana burada yazı yazıp yazamayacağım sorulduğunda hem mutlu oldum hem de heyecanlandım. İşin gerçeği birazda gecikti bile. Yazmak zor hele tanıyan kişilere bir şeylerden bahsetmek daha zor. Tereciye tere satmak gibi, eksikliklerden dolayı şimdiden affınıza sığınıyorum.

Bu yazımda birinci satırda da geçen iletişimin önemini ve geldiği noktayı gençlere bir iki örnekle göstermeye çalışacağım. İlk örnek dedem Köselerin rahmetli Hasan ağa dan. O, Osmanlının son döneminde Ali usta ve Şefika’nın oğlu olarak dünyaya gelmiş, Gençlik yıllarında birinci dünya savaşı çıkmıştır. Her Türk genci gibi oda savaşa katılmış, dört senenin sonunda İngilizler İstanbul’u işgal edince ordumuza terk-i silah yaptırılmış(silah bıraktırılmış), Hasan da köyüne dönmüştü. Kurtuluş savaşı çıkınca Diyarbakır da(Kendi deyimiyle Diyaribekirde) üç buçuk sene daha askerlik yapmıştır. Buraları kısa geçiriyorum çünkü ayrı bir yazımda geniş olarak ele alacağım.

Dedem Diyarbakır da askerlik yaptığı sırada bir gün, çok dalgın bir şekilde oturup düşünür. Kumandan Bahri Bey birkaç defa yanından geçmesine rağmen onu görmez. Kumandanı seslenir:- Hasan! Hasan birden sıçrar -Emredin kumandanım.- Ne düşünüyorsun

Hasan mahcup birazda korkarak-Yok bir şey kumandanım der.Kumandan Bahri bey ısrar edince Geleli ailemden haber alamadım anam babam ne oldu bilmiyorum hasretim iyice arttı der Hasan.Kumandan niye şimdiye kadar söylemedin diye çıkışır.Otururlar dedemin ağzından bir mektup yazarlar Gerede askerlik şubesine.Şube kumandanı derhal asker çıkarır Samat dan birine haber edilmesi için, asker bizim köylülerin arastaya gelir  (şimdiki yerden farklı olabilir).O sırada atına binmek üzere köyümüzün ileri gelenlerinden  rahmetli Ese oğlu Deli Hafız’a rastlar(rahmetli Baki, Kemal, Celal ve Rafet Eroğlu amcaların babaları).Şubeye giderler mektubu verirler ve köye gelir Ese oğlu Deli Hafız, Müjde eder Ali ustaya sevinirler birlikte.

            Hasan köyden çıktıktan sonra harf inkılâbı olmuş köye 1926 da okul açılmıştır. Mektubun cevabını yazdırmak için öğretmene giderler ve anasının babasının ağzından mektup yazılır geri aynı yolla gönderilir Diyarbakır’a. Hasan kışlada bahçede otururken karşıdan kumandan Bahri beyin neşeli bir şekilde geldiği görülür. Şapkasını sallar ve bana kafkaslarda bir manga askerle bir alay rus’u esir alan bahri bey derler diye nara atar ve dedemi yanına oturtur mektubu açarlar. Mektuptaki yazı o kadar güzeldir ki kumandan vay khpnn eniği vay demekten kendini alamaz. Birlikte mektubu okurlar. Anası da babası da sağdır Hasan dedem rahatlamıştır, sanki köyüne gidip gelmiş gibi olmuştur. Evet, seneler sonra aileden bir haber oda mektupla.

            İkinci örnek bir telefon konuşması. Kömeçlerin İsmail ağabeyinin köydeki evinin altında bir bakkal dükkânı vardı. Bende orada dururdum. Köye elektrikten sonra seksenli yılların başında telefonda gelmişti. Ama telefon sadece bakkalda bulunan santralden ibaretti manyotalı idi. Fişlerin oraya buraya yer değiştirmesiyle konuşulurdu. Birisi aranırsa randevu verilir gidilip evinden çağrılır denilen saatte tekrar aranılır ve öyle görüşülürdü. Tabiî ki bağlattırabilir yada düşürebilirsen.İşte o zamanların birin de bir hatıra aklıma geldi.Aydın ve Ekrem İpek arkadaşlarımın annesi Zeliha teyze, Almanya dan annesini yani Efelerin Rahmetli kamile teyzeyi aradı.Yarım saat sonra aramasını söyledim gittim ve Kamile teyzeye haber verdim geldik az sonra telefon geldi. Zeliha teyze annesine alo deyip hal hatır sorunca Kamile teyze Yavruuuuuuuummm amaniiiiin vallahi gızımın sesi hiç yanımda gibi sankı demişti birlikte gülüşmüştük bu tavrına.

            Evet, bu iki anı bizim ve insanlığın nereden nereye geldiğini anlatmaya yardımcı olur diye düşünüyorum. Dedelerimiz aylarca süren mektup yolculuğu ile annelerimiz telefonla biz internetle hem de görüntülü olarak görüşüyoruz. Merak ediyorum Şimdi köselerin Hasan ağa çıksa da bunları görse ne der acaba?

 Eskiden köy odalarında toplanılarak yapılan sohbetleri bilgisayarın başında şehirlerarası yapabiliyoruz. Hiç olmazsa bunu yapalım birbirimizden kopmayalım. Birlikten kuvvet doğar, el ele verelim. Sanki biraz kopmuşuz gibi geliyor

            Evet, hemşerilerim dedelerimiz büyüklerimiz müthiş bir dayanışma örneği sergilemiş ve birimiz hepimiz birimiz için diye el ele vermiş bir ruh oluşturmuş biz onlardan gurur duyuyoruz. Ruhları şad olsun. Bize düşen onları hayırla yâd etmek hatıralarını yaşatmak ve paylaşmaktır. Daha sonra değişik ve güzel anılarla tekrar beraber olmak üzere hoşça kalın. Sürçülisan ettikse affola.

            Emeği geçenlere ve bu imkânı sunanlara tekrar teşekkürler. Hepimize sitemizin sürdürülebilir olabilmesi ve zenginleştirilebilmesi için görev düşmektedir.

            Şimdiden MÜBAREK RAMAZAN BAYRAMINIZI tebrik eder esenlikler dilerim.

                                                                                                                                              21.09.2008

                                                                                                                 İlhan ŞİMŞEK

                                                                                                                 Eğitimci-Yazar