GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE
HABERLEŞME
Selamünaleyküm kıymetli
hemşerilerim. Çağdaş dünyada iletişimin geldiği nokta akıl almaz büyüklük
ve güzelliğe ulaşmış ve bize güzel nimetler sunmuştur. İşte bu çerçeveden
değerlendirilirse köyümüz için hazırlanan bu sitenin önemi daha da iyi
anlaşılacaktır. Siteyi kurup bu hale getirilmesinde baş mimar Yaşar DİNÇ
kardeşimize teşekkürlerimi ve minnettarlığımı sunuyorum. Bana burada yazı
yazıp yazamayacağım sorulduğunda hem mutlu oldum hem de heyecanlandım.
İşin gerçeği birazda gecikti bile. Yazmak zor hele tanıyan kişilere bir
şeylerden bahsetmek daha zor. Tereciye tere satmak gibi, eksikliklerden
dolayı şimdiden affınıza sığınıyorum.
Bu yazımda birinci satırda
da geçen iletişimin önemini ve geldiği noktayı gençlere bir iki örnekle
göstermeye çalışacağım. İlk örnek dedem Köselerin rahmetli Hasan ağa dan.
O, Osmanlının son döneminde Ali usta ve Şefika’nın oğlu olarak dünyaya
gelmiş, Gençlik yıllarında birinci dünya savaşı çıkmıştır. Her Türk genci
gibi oda savaşa katılmış, dört senenin sonunda İngilizler İstanbul’u işgal
edince ordumuza terk-i silah yaptırılmış(silah bıraktırılmış), Hasan da
köyüne dönmüştü. Kurtuluş savaşı çıkınca Diyarbakır da(Kendi deyimiyle
Diyaribekirde) üç buçuk sene daha askerlik yapmıştır. Buraları kısa
geçiriyorum çünkü ayrı bir yazımda geniş olarak ele alacağım.
Dedem Diyarbakır da askerlik
yaptığı sırada bir gün, çok dalgın bir şekilde oturup düşünür. Kumandan
Bahri Bey birkaç defa yanından geçmesine rağmen onu görmez. Kumandanı
seslenir:- Hasan! Hasan birden sıçrar -Emredin kumandanım.- Ne
düşünüyorsun
Hasan mahcup birazda
korkarak-Yok bir şey kumandanım der.Kumandan Bahri bey ısrar edince Geleli
ailemden haber alamadım anam babam ne oldu bilmiyorum hasretim iyice arttı
der Hasan.Kumandan niye şimdiye kadar söylemedin diye çıkışır.Otururlar
dedemin ağzından bir mektup yazarlar Gerede askerlik şubesine.Şube
kumandanı derhal asker çıkarır Samat dan birine haber edilmesi için, asker
bizim köylülerin arastaya gelir (şimdiki yerden farklı olabilir).O sırada
atına binmek üzere köyümüzün ileri gelenlerinden rahmetli Ese oğlu Deli
Hafız’a rastlar(rahmetli Baki, Kemal, Celal ve Rafet Eroğlu amcaların
babaları).Şubeye giderler mektubu verirler ve köye gelir Ese oğlu Deli
Hafız, Müjde eder Ali ustaya sevinirler birlikte.
Hasan köyden
çıktıktan sonra harf inkılâbı olmuş köye 1926 da okul açılmıştır. Mektubun
cevabını yazdırmak için öğretmene giderler ve anasının babasının ağzından
mektup yazılır geri aynı yolla gönderilir Diyarbakır’a. Hasan kışlada
bahçede otururken karşıdan kumandan Bahri beyin neşeli bir şekilde geldiği
görülür. Şapkasını sallar ve bana kafkaslarda bir manga askerle bir
alay rus’u esir alan bahri bey derler diye nara atar ve dedemi yanına
oturtur mektubu açarlar. Mektuptaki yazı o kadar güzeldir ki kumandan vay
khpnn eniği vay demekten kendini alamaz. Birlikte mektubu okurlar. Anası
da babası da sağdır Hasan dedem rahatlamıştır, sanki köyüne gidip gelmiş
gibi olmuştur. Evet, seneler sonra aileden bir haber oda mektupla.
İkinci örnek bir
telefon konuşması. Kömeçlerin İsmail ağabeyinin köydeki evinin altında bir
bakkal dükkânı vardı. Bende orada dururdum. Köye elektrikten sonra
seksenli yılların başında telefonda gelmişti. Ama telefon sadece bakkalda
bulunan santralden ibaretti manyotalı idi. Fişlerin oraya buraya yer
değiştirmesiyle konuşulurdu. Birisi aranırsa randevu verilir gidilip
evinden çağrılır denilen saatte tekrar aranılır ve öyle görüşülürdü. Tabiî
ki bağlattırabilir yada düşürebilirsen.İşte o zamanların birin de bir
hatıra aklıma geldi.Aydın ve Ekrem İpek arkadaşlarımın annesi Zeliha
teyze, Almanya dan annesini yani Efelerin Rahmetli kamile teyzeyi
aradı.Yarım saat sonra aramasını söyledim gittim ve Kamile teyzeye haber
verdim geldik az sonra telefon geldi. Zeliha teyze annesine alo deyip hal
hatır sorunca Kamile teyze Yavruuuuuuuummm amaniiiiin vallahi gızımın
sesi hiç yanımda gibi sankı demişti birlikte gülüşmüştük bu tavrına.
Evet, bu iki anı
bizim ve insanlığın nereden nereye geldiğini anlatmaya yardımcı olur diye
düşünüyorum. Dedelerimiz aylarca süren mektup yolculuğu ile annelerimiz
telefonla biz internetle hem de görüntülü olarak görüşüyoruz. Merak
ediyorum Şimdi köselerin Hasan ağa çıksa da bunları görse ne der acaba?
Eskiden köy odalarında
toplanılarak yapılan sohbetleri bilgisayarın başında şehirlerarası
yapabiliyoruz. Hiç olmazsa bunu yapalım birbirimizden kopmayalım.
Birlikten kuvvet doğar, el ele verelim. Sanki biraz kopmuşuz gibi geliyor
Evet,
hemşerilerim dedelerimiz büyüklerimiz müthiş bir dayanışma örneği
sergilemiş ve birimiz hepimiz birimiz için diye el ele vermiş bir ruh
oluşturmuş biz onlardan gurur duyuyoruz. Ruhları şad olsun. Bize düşen
onları hayırla yâd etmek hatıralarını yaşatmak ve paylaşmaktır. Daha sonra
değişik ve güzel anılarla tekrar beraber olmak üzere hoşça kalın.
Sürçülisan ettikse affola.
Emeği geçenlere
ve bu imkânı sunanlara tekrar teşekkürler. Hepimize sitemizin
sürdürülebilir olabilmesi ve zenginleştirilebilmesi için görev
düşmektedir.
Şimdiden MÜBAREK
RAMAZAN BAYRAMINIZI tebrik eder esenlikler dilerim.