|
KÖYÜMDEKİ BAYRAM
Bu gün
arefe tatlı bir heyacan var evlerde. Bayram temizlikleri
yapılıyor.Baklavalar börekler açılıyor, kimileri ise yol gözlüyor.Uzaklardan
gelecek oğlunu, gelinini, torununu bekliyor.Kimileri ise yollara düşmüş,
aylardır gelmediği köyüne bir an önce ulaşmak istiyor,ıssız baba ocağını
canlandırmak,tütmeyen bacayı tüttürmek istiyor,Kimileri ise annesine
babasına ve dede ve ninesine bir an önce kavuşmak istiyor beklide. Arefe
günü herkesi almış bir telaş gidiyordu. Bende vardım baba ocağına çoluk
çocuk toplandık, herkes gibi bizde tüm aileyle bir araya. Yuvamız neşelendi
canlandı çünkü aile bireyleri hepsi bir aradaydı.
Bayram sabahı odama giren ve köyde yankılanan ezan sesi ile
uyandım. Odamdaki perdeyi araladım şöyle bir baktım. Evlerdeki ışıklar
yanmış bir yandan da ezanla birlikte yanmaya devam ediyordu. Ayladır bacası
tütmeyen ışıkları yanmayan hanelerde de ışıklar vardı. İçimden bak
falancalar filancalarda gelmiş bayrama diyerek sevindim. Aile bireyleri gibi
belki bu bayram köy hep toplanacak düşüncesi hakim oldu bir an içimde.
Namazı evde eda edip bayram namazı için yola düştüm. Her bayram
yolda komşu teyzelere ,analara ve ninelere rastlardım. Çünkü onlar bayram
günlerinde sabahın ilk ışıkları ile köy çeşmesinden su alırlar ve bu suyun
zemzem gibi olduğuna inanırlardı. Ama yolda kimselere rastlamadım. Acaba
neden kimseler yok diye ilerlerken çeşme yanından geçerken çeşmede su
olmadığını görünce niye kimseler olmadığını da anlamış oldum.
Camiye vardığımda caminin alt katı yaşlı genç ve çocuklarla doluydu. Bir
çok kişi gelmişti bu bayram da köyüne. Gözlerim hep sözdü bir bir gelenleri
hoca vaaz ederken. Göremediklerime takıldı acaba neden gelmediler diye. Her
ne kadar gelenler çok olsa da, unuttursa da gelmeyenleri, arıyor gözler o
gelmeyen yürekleri. Hele heyecanlı dedesinin babasının yanına oturmuş genç
mi desem çocuk mu desem o küçük kalbleri görünce daha da bir seviniyor
insan. Belki ilk defa bayram namazını kılacak belki ilk defa köyüne gelmiş
gurbette doğmuş, gurbette büyümüş bazı çocuklar belki de ilk defa köyünün
camisine girmişti bu bayram. Bir çoğu heyancanlı kıpır kıpırdılar.
Bayram namazından sonra her bayramda olduğu gibi bu bayramda topluca
bayramlaşma yapılacaktı. Herkes bir birinin bayramını tebrik edecek
kırgınlar ve küsler barışacaktı. Namaz sonrası herkes sırasını bekliyordu.
Ama bu arada her nedense bazıları bayramlaşmayı beklemeden evlerine giderken
bazıları da beklide yadırgadıklarından mı olacak veya küçümseyip
büyüklüklendiklerinden mi olacak bilinmez tenezzül edip bayramlaşmaya bile
çıkmayarak köy odasında kalmayı tercih ettiler.Doğru mu ettiler yanlış mı
karar sizinlerin.
Bayramlaşma haklısına girenler bir tesbih gibi dizilmeye başladılar
büyükten küçüğe doğru yaşlıdan gençe . Elde ne liste nede doğum tarihleri
vardı ama herkes sırasını biliyor küçük büyükten önce, büyük ise küçükten
sonra halkaya girmiyordu.Herkes sırasını çok güzel takip ediyor halka
devamlı büyüyordu.Bizde girdik Akralarımızla bayram zincirine bir zamanlar
zincirin sonunu tamamlayan bizler, şimdilerde neredeyse ortalara
gelmişiz.Bir an düşündüm bizde yaşlanmışız meğer diye.
Bayramlaşandan sonra yemekler çıkardı eskiden. O sabahın erken
saatlerinde kuru fasülye yerdik ayrı bir tadı vardı. Daha sonraları
kahvaltıya dönmüştü. Bu yemeğede yanlış hatırlamıyorsam zıyret yemeği derler
evlerde en güzel şekilde hazırlanırdı. Bayramlaşma sonu herkes çoluk çocuk
burada yerdi sabah yemeğini, ama gördüm ki bu bayram ne yemeğe bekleyenler
nede ortalarda yemek vardı görünen sadece üç beş sofradan ibaretti. Demek ki
bu adette artık yok olma aşamasına gelmiş, hayır hayır yok olmuş demek daha
iyi. Günümüzde bu adetinde yok olması doğru mu yanlış bilmiyorum. Artık
karar sizlerin.Bu esnada da uzaktan gelen ağabeylerle arkadaşlarla kısa da
olsa bir hoş beş ettikten sonra evimin yolunu tuttum.
Evde ninemin,babamın,annemin,eşimin,kardeşlerimin ve çocuklarımın
bayramını birer birer tebrik edip mübarek olmasını diledim. Ama bir eksik
vardı kaç bayram geçti yokluğuna alışamadığım dedem rahmetli topalağa. Allah
rahmet eylesin çok severdim bende herkes gibi dedemi tabii dedelerde
torunlarını. Gerçi günümüzde hale bu ortam da devam etmekte.
Daha sonra köyümüzde her mahallenin gençleri gibi bizde
mahallemizin gençleri ve abeyleri ile mahallemizdeki büyük küçük demeden
hiçbir ev atlamadan bayram ziyaretlerini gerçekleştiriyorduk çeşitli hoş
sohbetler ederek tabii. Bazen hüzünlendiğimiz anlar oldu.Her ne sebeptendir
bilmiyoruz ama mahallemizde yedi sekiz hane bayrama gelmemişti bayramı
uzaklarda geçirmeyi uygun görmüşlerdi. Ama mutluka onlarda çok istemişlerdir
gelmeyi, köyde bayram yapmayı, doğup büyüdüğü topraklarda dolaşmayı,
havasını teneffüs etmeyi, baba ocağını şenlendirmeyi, baba ocağını
tüttürmeyi ama gelmediler mutlaka sebebleri vardır diyerek geçtim evlerinin
önlerinden. Ama kimler kimler nerelerden gelmişlerdi siz niye gelemediniz be
komşu.
Daha sonra köyümüz diğer mahalleler de bulunan hasta ve yaşlıları hatta
ilçemizde de bulunan hasta ve yaşlıları da arkadaşlarla bir bir ziyaret
ederek bayramı bayram gibi dolu dolu yaşamaya çalıştık.Her ne kadar hava
biraz soğuk olsa da bayramın güzelliği bu havayı da unutturdu
bizlere.Köyümde bayram güzel hem de çok güzel.
Bu duygularla bayramlarımızı mutlaka köyde köyümüzde baba ocağında geçirmeyi
tercih edelim.Aylar öncesinden planlarımızı hep ona göre yapalım. Bayramı
bayram gibi yaşayalım diyerek, büyük küçük herkesin bayramı mübarek
olsun.NİCE BAYRAMLARA 30/09/2008
GERİ
|