|
KURBAN
(Ettahıyyatü
lillahi vesselavatü vettayyıbat)
“Dille, malla, bedenle
yapılan bütün ibadetler Allaha mahsustur.” Kurban da malla yapılan
bir ibadettir. Allah’a teslimiyetin ve kulluğunu izhar etmenin bir ifadesidir.
Namazlarımızın tahıyyatında okuduğumuz bu ifadeyi yerine getirmenin bir
göstergesidir.
Kurban Hz.
İbrahim’in, oğlu Hz. İsmail’i Allah’ın emrini yerine getirmek adına, oğlunu
kesecek kadar teslimiyet demektir. Hz İsmail’in, Allahın rızasını alma
adına teslim olup babasına “Biran evvel Allahın emrini yerine getir”
deyip, önüne uzanması gibi; Allahın emrini yerine getirmek için nefsi
yerine; malını o uğurda feda etmesi demektir. Allah’ım ben Senin
emrine tabi oldum, İbrahim ve İsmail’in teslimiyeti gibi teslim odum, inandım.
Sen canımızı istesen, ben hazırım; Sen mali bir ibadet olarak
kurban kesmemizi emrettin, ben de bu emrini yerine getiriyorum, Senin
rızan için yapıyorum, Sen kabul buyur. Diye kesilerek, kurban
Allah’a takdim edilir.
Kur’an
da: “Onların etleri ve kanları kesin olarak Allaha ulaşmaz,
ancak O’na sizden takvanız ulaşır.
(22/37); “Allah ancak korkup
sakınanlardan kabul eder” (5/27)
“Sonunda ikisi de Allah’ın emrine ve
takdirine) teslim olup (babası) İsmail’i kurban etmek için) onu alnı üzerine
yatırdı.” (37/103)
Kur’an da buyrulan bu ayetlerin gayesine uygun olarak hareket
edilir. Allah’a teslim olup canımız yerine malımız takdim olunur. Bizim
kestiğimiz kurbanlara Allah’ın ihtiyacı yoktur. Kestiğimiz kurbanlara
bizim ihtiyacımız vardır ve Allah, bizim ihtiyacımızı bizden daha iyi bildiği
için, kurban kesmeyi bize emretmiştir. Kestiğimiz kurbanlar bizim sırat
üzerinden kolaylıkla geçmemize vesile olacaktır.
Bediüzzaman
Hazretleri : “Nasıl vazife uğrunda mücâhede işinde telef olan bir nefere
(askere) şahadet rütbesini veriyor ve kurban olarak kesilen bir koyuna
ahirette cismani bir vücud-i baki Sırat üstünde sahibine Burak gibi bir
bineklik mertebesini vermekle mükâfatlandırıyor.”
(Sözler)
diyerek bu konuya ışık tutuyor.
Kurban kişileri
dünyevi musibetlerden korumaya vesile olduğu gibi, etlerini fakirlere
dağıtılmasıyla da; fakir ve zengin arasındaki sevgi ve kardeşlik hislerinin
kuvvetlenmesine de vesile olur. Ayrıca, Kurban etinden, gelen komşulara,
akrabalara ve misafirlere ikram edilmesi de onlar arasında sevgi saygı,
muhabbet bağlarının kuvvetlenmesine vesile olur. Maksat et yemek de değil,
rıza-i ilahiyi kazanmak ve insanlar arsında muhabbet bağlarını
kuvvetlendirmek. Kurban eti ve bayramlar da buna vesile olur.
15 Aralık 2007
Yunus Koçak
|