SAMAT

KÖYÜ

GEREDE

 BOLU

Dünyaya

Açılan

İlk ve Tek

Pencereniz

Anasayfa    Foto Galeri   Ziyaretci Defteri  Sohbet  Haber Arşivi  İletişim  

Giriş Sayfan Yap

Ana Menü

 Ana Sayfa
 Foto Galeri
 Tarih
 Coğrafi Durum
 Yaylacılık
 Örf ve Adetler
 Eğitim
 Edebiyat
 Ekonomi
 Ulaşım
 Spor
 Tesislerimiz
 Köy Yönetimi
 Telefon Rehberi
 Ziyaretçi Defteri
 Radyo ve Tv
 İlan ve Reklam
 Linkler
 Sohbet
 Videolar
 Haber Arşiv
 Site İletişim

 


 

Yunus Baki KOÇAK

 

GERÇEK NAMAZ

             Gerçek namaza ulaşıp, o namazla Hakkın huzuruna varabilmek için gerekli olan maddi pisliklerden temizlenip, manevi kirlerden de arınarak Hz. Ali’nin dediği şu 6 şartı yerine getirmek lazım: 1- İşlediği günahlara tevbe et 2- Yaptığın Tevbe işlediğin günahları eritsin. (temizlesin, yıkasın, yok etsin) 3- Gelecekte aynı günahlar karşına çıkarsa bir daha işleme. 4- Borcun varsa öde; kimsenin hakkını üzerinde bulundurma. 5- Nefsin günah tadını nasıl tattıysa ibadet acısını da öyle tatsın. (Nefsin günah işlerken tat aldı, şimdide ibadet zahmetine katlanmalı.) 6-Vücudunda haramla oluşan et ve kanı ibadet zahmetiyle erit.

       Bu şekilde tevbe ettikten sonra kıbleye durmalı, ellerini kaldırıp tekbir alacağın zaman “Ya Rabbi huzuruna geldim içimle dışımı birleştirdim. Gösterişi attım. Senden başka her şeyi gönlümden çıkardım. Allah’ım, elimden tut. Bu kulun seni sevsin. Benden yardımını esirgeme!” bu ihlas ve samimiyetten sonra (kişi) Kur’an okumaya başladığı zaman, Allah ona tecelli eder, kalp gözü aydınlanır.

       Gönül gözü açıldığı zaman cenneti de görür cehennemi de. Artık onun nesine gerek bu fani âlemdeki bağ, bahçe ve nar ağaçları. Cenab-ı Hak sıfatları ile de o kula tecelli eder. İşte takva sahibi kulların namazı ve niyazı budur.

       Resûlullah “Namaz nurdur” buyurdu. Namazın nur olduğunu gönülden anlamaya çalış. Namaza tam olarak gireni namaz, nur haline getirir. Sonra o kul bitmez tükenmez bir hayat bulur. Onu bulduktan sonra ruhu, namazı da unutur ezanı da.

       Öyle bir varlığa erer ki onu düşünüp anlamak dahi mümkün değil. Cemal güzelliği onun mana âlemini kaplar. Ve o güzellikleri temaşa ettikçe hayranlığı daha da artar. Bir kişi Allaha ne kadar yakın olursa ibadeti de o kadar sevimli olur.

       Böyle bir kul Allahtan hem korkar ve hem de ümitvâr olur. Daha sonra ne korku kalır ve nede ümit. Allahın emniyeti altına girmiştir. Bu hale gelen kul; kabz ve bast haline geçer; yani gönül aleminin daralmasına ve seslenmesine.. Bundan sonra ürperir rahatlar. Bu kimselerin nâmı ârif olur. Ona marifet sırları ve mânâ âleminin güzellikleri açılır, saçılır. Duruşları Allah ile gidişleri Allah iledir. Onlar “Dârüs Selam” cennetini gözleri ile görürler. Nur üstüne nur olurlar. Bu insan bir kere Ya Allah dese, Yüce Allah 70 kere “Lebbeyk” buyurur.

       Ey insan bu dünyaya ölmek için geldin, bilmek öğrenmek için geldin. Öyle ise Yüce Allah’ı bil, Onu bul ve sonsuzluğa er.(Muhammediyye 81-87)                16 Mart 2008

 

GERİ