Samat Köyü

GEREDE

 ANASAYFAFOTO GALERİZİYARETÇİ DEFTERİVİDEOLARHABER ARŞİVİLETİŞİM

 

   Giriş Sayfası Yap

 

 Menü
 Anasayfa
 
Foto Galeri
 Tarih
 
Coğrafi Durum
 Yaylacılık
 
Örf ve Adetler
 
Eğitim
 
Edebiyat
 
Ekonomi
 
Ulaşım
 
Spor
 
Tesislerimiz
 
Köy Yönetimi
 
Telefon Rehberi
 
Ziyaretçi Defteri
 
Radyo ve Tv
 
İlan ve Reklam
 
Linkler
 
Sohbet
 
Videolar
 
Haber Arşiv
 
Site İletişim


 

Mahmut Nedim ERUL  Yüksek Endüstri Mühendisi                           Berlin/Almanya      

 

Mutlak itaat, mukayyet itaat

           İnsanlık tarihi yönetenler ve yönetilenler tarihi olmuştur adeta.
Tarih boyunca kimi insanlar diğerlerinin içinden sivrilerek bir şekilde
yönetici olmayı başarmışlardır. Bu bağlamda tarih de birçok lider
islamın emrettiği içinizden olan emir sahiplerine itaat edin buyruğunu
bilerek veya bilmeyerek yanlış yorumlayarak kendisine mutlak itaat
edilmesini istemişlerdir.
 
           Bunun birçok örneğini gerek İslam tarihinde gerekse dünya tarihinde
görebilmekteyiz. Hatta günümüzde bile demokrasiden bahseden birçok
liderin kendisine mutlak itaat edilmesini beklediğini biliyoruz.
 
           Konuya İslami açıdan baktığımız zaman mutlak itaat sadece Allah'a ve
O'nun elciliğini yapan Peygambere (as)a emredilmiştir. Hatta bazı
rivayetlerde Ashabı Kiramın Peygamber (as)in bazı emirlerine itiraz
ettikleri, ve Hz. Muhammed (as)e bu emrin vahiy olup olmadığını
sordukları anlatılır. Hz. Peygamberin vahye dayanan tüm emirlerinde
Ashabı Kiramın kimi zaman hoşlarına gitmese de mutlak itaat ettikleri
görülür. Ancak vahye dayanmayan emirlerinde ise kendi görüşlerini de
bildirerek bir istişare sonunda karar aldıklarını birçok rivayetten
anlıyoruz.
 
               Peygamber (as)den sonraki dört halife devrini baktığımız zaman ise,
Müslümanların liderlerine mutlak değil ama mukayyet itaat ettiklerini
görürüz. Mukayyet itaat şartlı itaattir. İnsanları adaletli bir
şekilde yönetmeyen, halkına zulüm yapan bir lidere Müslüman da olsa
itaat edilmez. Yine islama açıkça aykırı emirler veren bir lidere de
itaat edilmez. Hz. Ebubekir halife olurken, bir yaslı Müslüman "Ey
Ebubekir, şayet bizi islama uygun şekilde yönetirsen ne ala, aksi
takdirde seni su elimdeki değnek ile düzeltirim" dediği rivayeti
meşhurdur. Allahın içinizden olan emir sahiplerine itaat edin
buyruğunu doğru anlayan basta dört büyük halife Müslümanlardan mutlak
değil, mukayyet itaat beklemişlerdir.
 
             Maalesef günümüzde de itaati "gassalin önündeki mevta" olmak gibi
anlayan ve uygulamak isteyen birçok yönetici mevcuttur. Peygamberlik
müessesi kapandığına göre hiç bir insanin veya liderin sözleri
hikmetinden sual olmayan sözler ve emirler olarak kabul edilemez. Her
insan yanılabilir, yanlış yapabilir. Bunun yanında vahim olan bir konu
ise bu tür liderlerin kiminin maalesef dinide kullanarak, kendine
itaat etmeyen, onun fikirlerine katılmayanları dini anlamda yanlış
yola sapmak ile suçlamalarıdır.
 
           Bu bağlamda, ufuk ve vizyon sahibi bir müslümanin geniş düşünmesi ve
mutlak itaat ile mukayyet itaati arasındaki farkı iyi anlaması, her
insanin olduğu gibi her liderin veya cemaatinde doğruları ve
yanlışları olabileceğini bilmesi gerekmektedir. 
28.10.2010
 
 

DİĞER YAZILARI

Avrupa Nereye Gidiyor ?

İslamofobi

Bir Gurbetçi Gözüyle Türkiye Haberleri

Almanya ve Berlin'deki Vatandaşlarımızın Durumu

Uzakdaki Yakınlarımız

 

 

geredesamat@hotmail.com

 

 

                                                                                                                                ANASAYFA                                                 1280*800 Ekran Çözünürlüğünde hazırlanmıştır.

Copyright © 2007