|
EMEKTAR ŞOFÖR
Sezai AKMAN

1929
Samat Köyü doğumluyum. Alikösegilin Hüseyin’in oğluyum.Anam
Zahide’dir. Biz üç kardeş idik Ali, Ahmet ve ben. Babam rahmetli ben daha
altı yaşımda iken vefat etmiş babamı çat pat hatırlıyorum. Anam rahmetli
bizi büyük meşakkatler içinde yetiştirdi. 1944 yılında da anam vefat etti.
İlkokulu o zamanları köyümüzde bulunan 2 katlı yatılı olan bölge okulunda
okumaya çalıştım. Tam 5 yıl okula gittim ama ilkokul 2.sınıftan
ayrıldım.Belki soracaksınız nasıl oluyor diye. Beş yıl okul hayatım oldu
ama her yıl devamlı olarak okula gidemedim. Babamın rahmetli olması anımın
yalnız kalışıyla bizde anama tarladaki işlerde ve hayvanlarımızın bakım ve
otlatılmasında anama yardım
ettiğimizden okula gidemedim. Boş kaldığım zamanlarda okumaya meraklı
olduğumdan 5 yıl gittim geldim. Daha sonra yaşımın ilerlemesi ile okuma
işini de 2. sınıfta bırakarak artık tamamen köy işlerine daldık. Birde
şunu diyeyim bizim zamanımızda Kur’an okumak ve okutmakta yasaktı.
Ama Allah’a şükür Hafız Osman beni ve benim gibi gençleri gizli gizli
okutmaya çalıştı. İbadetimizi yapacak kadar bir şeyler öğretti ve
öğrendik. Allah ondan razı olsun.
Askere gitmeden
önce köyde yine hayvancılık ve rençberlik işleri ile meşgul oldum.
Koyunlarımız vardı.Hacıosmangilin Osman amcamın ve bizim koyunları çok
meralarda otlattım.
Kışları yayla ve mandırada
kalırdık. Eylül aylarında hayvanların yiyeceği yem,saman ve otları
çıkarır mandırada kışlardık. O zamanlar kar çok yağardı.Bazen bahar
gelmeden hayvanların yiyeceği biterdi. O kar da eşeklerle ve bâzende
hayvanların bile gidemediği kadar kar olurdu o zaman da köyün gençleri
toplanır 15-20 kğ balyaları sırtlarına alarak o kışta düşe kalka ot
getirirlerdi hiç bir amaç ve gâye gütmeyip
sırf komşumuzun hayvanları aç
kalmasın diye o
günlerde birlik beraberlik ve kaynaşma vardı.
Yaz aylarında
da kardeşlerim köy işleri ile meşgul olurlarken bende İmmigilin Halil
İbrahim ÖZÇELİK'le (Çavuş) bâzen Kazım Civan’la (deli Kazım) bâzende
Niyazi ALKAN’la (Kara Niyazi) onların yanında çırak
olarak Çamlıdere
ve Mengen’e bıçkı
biçmeye giderdim. O yıllarda
bu eski Ankara İstanbul yolu yapılırken köylerdeki insanlara döküm
dediğimiz para istediler Parası olanlar verdi bizim gibi fakir olanlar
veremeyince yolda çalışmak zorunda kaldı. Bende bize verilen yünlü
yaylaları kısmında öküzlerle 15 gün çalıştım.
1949 yılında
şoför muavini olarak askere gittim. Askerliğimi Erzurum’da
yaptım.Şöförlüğüde askerde öğrendim. 24 aylık askerlik görevimi ifa
ettikten sonra terhis olup köyüme geldim. 6 ay kadar falan köyde kaldıktan
sonra Gerede’ye gelerek Volvo kamyonu olan Geçitler'li Durmuş TUNCAY’ın
(Keçeci) yanında muavinliğe başladım. Bu arada otellerde ve bekar
evlerinde uzunca bir zaman kaldım.
Daha sonraları yedek şoför olarak yola gitmeye başladım.
5 yıl kamyon
şoförlüğü yaptım. 1963’de kendim Volvo kamyon alarak 10 yıl kendi
kamyonumla çalıştım. Kardeşim Ahmet’i de köyden getirerek muavinlik
yaptırdım.Böylece o da artık köyü bırakmış oldu. 15 yıl otobüs şoförlüğü
yaptım.O zamanları güçlü bir firma olan Gazanfer Bilge’de çalıştım.
Otobüsle çalışırken 5 yıl boyunca Almanya’ya turist getirip götürdüm.
Otobüsle 4 defa hacca hacı getirdim.Allah’a şükür hepsinde de hac vazifemi
yerine getirmek nasip oldu.
1958 yılında
Gerede’nin Kacakların kızı Müzeyyen Hanımla evlendim. Bu mutlu
evliliğimizden iki kız bir erkek evladımız dünyaya geldi. Hepsini okutmaya
çalıştım. Kızım Müzeyyen okuyup memur oldu
evlendi ve şimdi
de emekli. Diğer
kızım Fatma evlendi şimdi Yeniçağa’da ev hanımı, oğlum Hüseyin Ankara’da
Gümrük Muhafazada memur olarak halen çalışıyor. Üç çocuğumdan beş torunum
var kendimde şimdi emekliyim Evden camiye camiden eve hayatımızı Gerede'de
devam ettirip gidiyoruz.

Bizde
geredesamat.com olarak değerli bu söyleşiden dolayı kendisine teşekkür
ederek ellerinden öper daha nice mutlu yıllar dileriz.
geredesamat@hotmail.com
|