Samat Köyü

GEREDE

Anasayfa    Foto Galeri   Ziyaretci Defteri  Sohbet  Haber Arşivi  İletişim  

Giriş Sayfan Yap

Ana Menü

 Ana Sayfa
 Foto Galeri
 Tarih
 Coğrafi Durum
 Yaylacılık
 Örf ve Adetler
 Eğitim
 Edebiyat
 Ekonomi
 Ulaşım
 Spor
 Tesislerimiz
 Köy Yönetimi
 Telefon Rehberi
 Ziyaretçi Defteri
 Radyo ve Tv
 İlan ve Reklam
 Linkler
 Sohbet
 Videolar
 Haber Arşiv
 Site İletişim

 


 

Yunus Baki KOÇAK              

İlmin Ve Âlimin Değeri

       “Yaratan Rabbinin adıyla oku”  Alak 1

       “Ve Âdem’e bütün isimleri öğretti” Bakara 31

       “(Melekler: Yâ Rabbi) Senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki (dediler)” Bakara 32

       “İyice düşünen kimseler için, alacak nice dersler ve ibretler vardır.” Rad 3; Nahl 12

       “Hâla aklınızı başınıza alıp bunları bir düşünmez misiniz?” Müminun 80; Yunus 3; Nahl 17; Vakıa 62.

       “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akl-ı selim sahipleri, sağduyulu olanlar düşünüp ibret alır.” Zümer 9

       “Kulları içinde ancak bilginler (âlimler en çok) Allah’tan korkar.” Fatır 28

       “Öyle insanlar vardır ki hiç bir bilgiye, hiç bir delile ve hiç bir aydınlatıcı kitaba dayanmaksızın Allah (ve diğer konular) hakkında tartışır durur.” Hac 8

       “Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bir bilen bulunur.” Yusuf 76.

       Kur’ân’ı okumada acele etme ve: “Yâ Rabbî! Benim ilmimi artır” de. Taha 114.

       “İlim öğrenmek, (kadın erkek) her Müslüman’a farzdır.” Ramuzül Ehadis; Beyheki;  Ettergib vet Terhib;  İbn Mâce.

       Peygamberimiz, Bedir savaşı sonunda harp esirlerinden okuma yazma bilenlerin, okuma yazma bilmeyen Müslümanlara, okuma yazma öğretenlerin serbest bırakılmalarını söyleyerek, İslam’ın ilme verdiği değeri en güzel bir biçimde göstermiştir.

       “Ebû Bekr (RA): "Sabahleyin çıkarken, ya âlim (ilim öğreten), ya ilim tâlibi (ilim öğrenen), ya dinleyici, ya da onlara karşı sevgi besleyerek çık! Sakın beşincisi olma, helak olursun." Camiul Fevaid, Rudani hadislerinden.

       “Ulemanın mürekkebi ve şehidlerin kanı tartılsa idi, ulemanın mürekkebi şehidlerin kanına ağır basardı.” Hadis, Ravi: Hz. İbni Amr (r.a.) Ramuzül Ehadis; Mektubatı Rabbani.

       “İlmin talibi peygamberlerle beraber mükâfatlandırılacaktır.” Ramuzül Ehadis 3867.

       “Dünyayı isteyen ilme sarılsın, ahireti isteyen ilme sarılsın, hem dünyayı hem ahireti isteyen yine ilme sarılsın.” [Hadis] A.H.Akseki          

       "Âlimin âbide üstünlüğü, benim sizin en aşağı derecede olanınıza üstünlüğüm gibidir." "Şüphesiz ki Allah, melekleri, gök ve yer ehli, hatta yuvasındaki karınca ve balıklar bile insanlara hayrı öğretenlere dua ederler." Riyazüssalihin

       “Göklerde ve yerde bulunanlar, hatta suyun içindeki balıklar bile âlim kişiye Allah'tan mağfiret dilerler. Âlimin âbide karşı üstünlüğü, ayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Şüphesiz ki âlimler, peygamberlerin vârisleridir.” Riyazüssalihin

       "Kim kendisinde Allah'ın rızası aranan bir ilmi sadece dünyalığa sahip olmak için öğrenirse, o kimse kıyamet gününde cennetin kokusunu bile duyamaz." Riyazüssalihin

       "Allah kimin için hayır murad ederse onu dinde fakih kılar." Kütübü Sitte.

         “Bir âlimin bir saat ilmi araştırmada bulunması, bir Âbidin yetmiş yıllık ibadetinden hayırlıdır.” Ramuzul Ehadis 3680.

       “Âlim ve talebe hayırda müşterektir. Diğer insanlara gelince onlarda hayır yoktur.” Ramuzul Ehadis 2696.

       “Âlimlere uyun! Çünkü onlar dünya ve ahiret kandilleridir.” Ramuzul Ehadis 93.

       “Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz” Hadis, Şir’a

       “İlim hikmet sanat müminin kaybettiği bir metağdır nerede bulursa alsın” Hadis, İbni Asakir.

       “İlim Çinde de olsa talep edin” Hadis, Beyheki.

       “Bana bir harf öğretenin ben kölesi olurum.” Hz. Ali.

       “Cahilin bedeni seyyar kabir gibidir. İlim öğrenmediği sürece, gaflet uykusundadır. Ölünceye kadar uyanmaz.” İmam Maverdi.

      “Bir talebe yetiştirmek, bin kişiyi sofi yapmaktan efdaldir. Hele o talebe varisül enbiya olursa.” Muhammet Raşit Erol. 

     “Kötüyü değil, kötülüğü yok etmeli. İyi insanlar ancak böyle çoğalır.” Tolstoy.

     “Yapıcı bir tenkit, akıllı insanları güçlendirir. Ahmakları öfkelendirir.” Napolyon.

     “Bela ve musibetlerin en büyüğü, dünya ve ahiret işiyle meşgul olmayıp boş oturmaktır.” Abdullah El Tusteri.

     “Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.” Leo Tolstoy.

     “Başkalarının yanlışlıkları ve kötülükleriyle uğraşarak ruhunu karartma.” Emerson.

     “Bilgisiz olduğunuzun şuuruna varmak, bilgiye doğru atılan ilk adımdır.” B. Dısraelli.

     “Yüksek ruhlar her zaman sıradan akılların şiddetli muhalefetiyle karşılaşırlar.” A. Einstein.

     “Yemekten içmekten ve ilaçtan alıkonan hasta nasıl ölürse, üç gün üst üste ilim ve hikmetten alıkonan kalp de öylece ölür.” Fete Bin Said el Musuli

     “Kendini hak ile meşgul etmezsen, batıl seni işgal eder.” İmam Şafii.

     “Hocasının hareket ve davranışlarından istifade edemeyen, sözlerinden de istifade edemez.” Yahya Bin Muaz-ı Razi.

     “Derviş Yunus altın sözünü cahile söyleme, kızıl pul eyler.” Yunus Emre.

     “Soylu bir insan, kadri kıymeti bilinmez, kişilerin arasında kalır çilekeş olur. Bir ilim adamı, ilminin kadri kıymeti bilinmediği zaman çilekeş olur.” Fethullah Gülen.

     “Cahil insan davula benzer, davulunda sesi çok çıkar ama içi boştur.” Mavlana.

     “Bilmeyen ve bilmediğini bilen çoktur, ona öğretin. Bilen ve bildiğini bilmeyen uykudadır, onu uyandırın. Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen aptaldır, ondan sakının. Bilen ve bildiğini de bilen liderdir, onu izleyin.” Çin Atasözü.

         Halife Mutâsım, Sabit Bin Kurra ile el ele tutuşup gezerken, halife âniden elini çekti. Sabit bu ani davranışın sebebini sorduğunda halife: Unuttum da elimi, elinin üzerine koydum, hâlbuki ilim adamları her zaman üstte bulunmak durumundadırlar.” demiştir. Müslüman İlim Öncüleri Ansiklopedisi  

       1517 yılında kazanılan Ridaniye zaferinden sonra Yavuz Sultan Selim ordusuyla birlikte İstanbul'a dönüyordu. Yolculuk sırasında, şeyhülislam İbn-i Kemal’in atının ayağından sıçrayan çamurlar Padişah'ın kaftanını kirletti. İbni Kemal çok mahcup oldu, korktu ve ne diyeceğini şaşırdı. O'nun bu halini gören Padişah tebessümlü bakışlarla süzdükten sonra şöyle teselli etti:"Senin gibi bir bilginin atının ayağından sıçrayan çamur benim için şereftir. Vasiyetimdir ki, öldüğüm zaman bu kaftan bu haliyle sandukamın üzerine konsun!"

       Padişahın sırtından çıkardığı kaftanın çamurları temizlenmedi, öylece saklandı ve vasiyetine uygun olarak ölümünden sonra sandukasının üzerine örtüldü. Osmanlı Tarihi Ansiklopedisi; Rehber Ansiklopedisi; Müslüman İlim Öncüleri Ansiklopedisi.

       İlme ve âlime değer verdiğimiz dönemlerde dünya bize boyun büküyordu. İlimin ve âlimin kıymeti bilinmediği dönemlerde ise biz dünyaya boyun büker hale geldik…

                                                                                          15 Aralık 2008

                                                           GERİ