|
RAMAZAN AYININ
FAZİLETİ
“İnsanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden
ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın kendisinde indirildiği Ramazan
ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin.”
Bakara 185
“Benim
ümmetim Ramazan-ı şerifin orucunu güzel ve tam olarak tutsa, Hak teâlâ
hazretlerinin bayram gecesi vereceği ecr-ü mesûbâtı, in'âm ve ihsânı, kendi
zat-i pâkinden başkası bilmez.”
1001 Hadisi Şerif cilt 1.
“Müslümanlık beş şey üzerine kurulmuştur: Birincisi, Allahü teâlâya ve
Muhammed aleyhisselâmın Onun Peygamberi olduğuna inanmak, ikincisi her gün beş
vakit namâz kılmak, üçüncüsü, senede bir kere malının kırkta birini Müslüman
olan fakirlere zekât vermek, dördüncüsü, Ramazan-ı şerif ayında her gün oruç
tutmak, beşincisi, Mekke-i mükerremeye giderek, ömründe bir kere hac etmek..”
1001
hadis Cilt 2
“Ramazan
ayı girdiğinde Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar
zincire vurulur.”
Camius Sağir İmam Suyuti
“Allah,
Ramazan ve Kurban Bayramı günlerinde yeryüzünde rahmetiyle tecelli eder.”
Camius
Sağir İmam Suyuti
“Şüphesiz Allahu Teâla Ramazan orucunu farz kıldı. Ben de size Teravihi sünnet
kıldım. Öyle ise kim ki, iman ederek ve sevabını kesin olarak Allah'tan
bekleyerek gündüzünü oruçlu, gecesini de ibâdetle geçirirse, bu geçmiş
günahlarına keffâret olur.”
Camius Sağir İmam Suyuti
“Ramazan
ayı orucu gökle yer arasında asılı durur. Ancak fıtır sadakasıyla Allah'ın
huzuruna yükseltilir.”
Camius Sağir, İmam Suyuti
“Ramazan
ayına bu ismin verilmesinin sebebi, günahları yakıp erittiği içindir.”
Camius Sağir,
İmam Suyuti
“Ramazan
ayının başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise Cehennem ateşinden
kurtuluştur..”
Camius Sağir, İmam Suyuti
“Her
aydan üç gün ve Ramazan'dan Ramazan'a oruç tutmak, bütün seneyi oruçlu
geçirmek gibidir.”
Camius Sağir, İmam Suyuti
“Beş
gece vardır ki onlarda yapılan duâ geri çevrilmez. Receb'in ilk gecesi olan
Regâib Kandili, Şaban'ın on beşinci gecesi olan Berat Kandili, Cuma gecesi,
Ramazan bayramı gecesi, Kurban bayramı gecesi.”
Camius Sağir,
İmam Suyuti
“Ramazan'daki Cuma gününün diğer Cumalara üstünlüğü, Ramazan'ın diğer aylara
olan üstünlüğü gibidir.”
Camius Sağir, İmam Suyuti
“Ramazan
ve Kurban bayramı gecelerini ibâdetle geçiren kimsenin kalbi, kalblerin öldüğü
günde ölmez.”
Camius Sağir, İmam Suyuti
“Kim
inanarak ve sevabını Allah'tan umarak Ramazan ayının gecelerini ibadetle ihya
ederse geçmiş günahları affolunur.”
Camius Sağir, İmam Suyuti
“Hz. Ebu
Hüreyre (RA) anlatıyor: "Resûlullah (SAV) buyurdular ki: "Âdemoğlunun her
ameli katlanır. (Zira Cenab-ı Hakk'ın bu husustaki sünneti şudur:) Hayır
ameller en az on misliyle yazılır, bu yediyüz misline kadar çıkar. Allah Teâla
Hazretleri (bir hadis-i kudsîde) şöyle buyurmuştur: "Oruç bu kaideden
hariçtir. Çünkü o sırf benim içindir, ben de onu (dilediğim gibi)
mükâfatlandıracağım.”
Oruçlu
için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir, diğeri de
Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku, Allah
indinde misk kokusundan daha hoştur.”
Kütübü Sitte, İbrahim Canan
“Oruç
perdedir. Biriniz bir gün oruç tutacak olursa kötü söz sarf etmesin, bağırıp
çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa
"ben oruçluyum!" desin (ve ona bulaşmasın).”
Kütübü Sitte,
İbrahim Canan
“Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer.
Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez.” Kütübü
Sitte, İbrahim Canan
“Resulullah (s.a.v) minbere çıkarken birinci basamakta durup: ‘Âmin’ buyurdu.
Sonra ikinci basamakta tekrar durup: ‘Âmin’ buyurdu. Daha sonra üçüncü
basamakta tekrar durup: ‘Âmin’ buyurdu. Minberden indikten sonra Resulullah
(s.a.v)’e, minbere çıkarken her basamakta niçin ‘Âmin’ dediğinin sebebi
soruldu. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v): ‘Cebrail, (birinci basamağa
çıktığımda) bana gelip: ‘Ramazan ayına erişip de bu ay sebebiyle affa
uğramayan kimseye yazıklar olsun’ dedi. Ben de, ‘Âmin’ dedim. İkinci basamağa
çıktığımda: ‘Yanında ben (im adım) anılıp da bana Salavât getirmeyen kimseye
yazıklar olsun’ dedi. Ben de, ‘Âmin’ dedim. Üçüncü basamağa çıktığımda:
‘Yanında annesi ve babası ya da ikisinden biri ihtiyarlığa erişip de Cennete
giremeyen kimseye yazıklar olsun’ dedi. Ben de, ‘Âmin’ dedim”
Mütevatir
Hadisler, Kettani
“Ramazan
ayının son on günü girdiğinde Rasûlullah (SAV) geceleri ihya eder, ev halkını
uyandırır. Kendisini ibadete vererek aileleriyle ilişkisini keserdi.”
Riyazüssalihin
“Rasûlullah (SAV) Ramazanın son on gününde itikâfa çekilirdi.” .
Riyazüssalihin
“İşte
Ramazan-ı Şerifte en zenginden en fakire kadar herkesin nefsi anlar ki:
Kendisi mâlik değil, memluktür; hür değil, abddir. Emir olunmazsa en âdi ve en
rahat şeyi de yapamaz, elini suya uzatamaz diye mevhum rububiyeti kırılır,
ubudiyeti takınır, hakikî vazifesi olan şükre girer.”
Mektubat, Said
Nursi
“Nefis
Rabbisini tanımak istemiyor, firavunane kendi rububiyet istiyor. Ne kadar
azablar çektirilse, o damar onda kalır. Fakat açlıkla o damarı kırılır. İşte
Ramazan-ı Şerifteki oruç doğrudan doğruya nefsin firavunluk cephesine darbe
vurur, kırar. Aczini, za'fını, fakrını gösterir. Abd olduğunu bildirir.”
Mektubat, Said Nursi
“Bilin
ki şu ramazan ayı, iyi bir müslüman olmak için bir tekâmül kursudur. Bu hikmet
vardır. Allah-u Teâla Hazretleri şeytanları ondan bağlıyor. Göğün kapılarını
ondan açıyor. Duaları ondan kabul ediyor. Yâni, Allah'tan affolunmayı isteyin,
hayırları işlemeğe koşturun!.. Fırsat müsâittir, zaman müsâittir, şartlar
müsâittir, çalışın çabalayın, şu kursu başarıyla bitirin!..
Ramazan Ve Takva
Eğitimi, Esad Coşan
“İslâmî
ölçüler içerisinde hareket edildiğinde kul kolay kolay hastalanmaz, maddeten ve mânen sağlıklı kalır. İbadetlerini günü gününe
yapan; Ramazan orucunu tutan, beş vakit farz namazını kılan, verdiği zekâtla
fakir fukarayı gözeten, iyiliğin kurumlaşması, ayakta kalması ve güçlenmesi
için elinden gelen her türlü maddî ve manevî gayreti gösteren kimse üzerinde
belâ ve musibetlerin hâkimiyet kurması söz konusu değildir.”
Camius Sağir
İmam Suyuti
İslami ölçülerden maksat, sadece abdest namaz gibi ibadetler
değildir. İslami ölçülere uygun hareket eden bir insan; havayı kirletmez, suyu
kirletmez, toprağı kirletmez. O insan temiz havada teneffüs eder, temiz havada
ve temiz toprakta yetişen gıdaları yer, Allah’ın memnun olmayacağı hiçbir işi
yapmaz ve hasta olmaz.
Eğer bir
insan hem ibadet ediyor ve hem de israf ediyor, lüzum olmadığı halde,
düşünmeden nefsinin geçici arzularını yerine getirmek için havayı, suyu ve
toprağı kirletiyorsa işte o yanlışının cezası olarak hem kendinin ve hem de
diğer insanların, canlıların ve bitkilerin de hastalanmasına zemin hazırlıyor
demektir. Hem kul, hem hayvan ve hem de bitki haklarını ihlal ediyor demektir.
İşte böyle umumu alakadar eden yanlışların cezası da umumi olur.
“Ve
öyle bir fitneden (Allah’ın vereceği cezadan) de sakının ki yalnızca içinizden
zulmedenlere (yanlış yapanlara) dokunmaz (Mazlumlara da dokunur. Mazlum
mükâfatını ahirette alır, zalim ise cezasını hem dünyada ve hem de ahirette
çeker.). Ve bilin ki kuşkusuz Allah’ın azâbı pek şiddetli olandır.”
Enfal
25.
15 Eylül
2008
GERİ
|