|
İSLAM-İ
RUH YAPISI -1
Ebu Ubeyde,
Allah ve Resulullah muhabbetiyle yaşayan, ibadet aşığı, ruh insanı. Her gün
camiye, herkesten evvel gider ve herkesten sonra çıkardı. Bir gün,
Resulullahın arkasında namazını kıldıktan sonra kalkıp; acele acele
giderken, Resulullahın dikkatini çeker; “Ya Ebu Ubeyde nereye böyle acele
acele? Hâlbuki sen her zaman herkesten evvel gelip, âlemden de sonra
çıkardın.” deyince, Ebu Ubeyde : “Ya Resulallah biliyorsun ben yeni
evlendim, fakirim, hanımımla benim, ikimizin şu benim sırtımdaki elbiseden
başka elbisemiz yok. Şu anda hanım, evde çıplak oturuyor. Şimdi ben, eve
varıp üzerimdeki elbiseyi çıkarıp, hanıma giydireceğim. Hanım namazını
kılıp, çıkararak bana giydirecek, ben gelip senin arkanda namaz kılacağım.
Sen, benim için dua et. Allah lütfünden ihsanda bulunsun da bizimde
hanımımızla beraber birer kat elbisemiz olsun” deyince, Efendimiz, Hz.
Âişe’den bir kat elbise getirttirerek, Ebu Ubeyde’ye uzatıp; ister bu
elbiseyi hanımına ver, ister bunu kendin giy sırtındakini hanımına ver de o
giysin” deyince, Ebu Ubeyde, hemen elbiseyi alıp koşarak eve varır ve
kapıdan girerken de; “Müjde ey hanım, müjde ey hanım, müjde ey hanım.. Bak
bundan sonra bizimde birer elbisemiz oldu. Bu elbiseyi Resulullah verdi.
İster bunu sen giy, ister sırtımdakini sana vereyim onu giy” deyince, Ebu
Ubeyde’nin hanımı; “Yazıklar olsun sana ya Ubeyde. Yazıklar olsun sana ya
Ubeyde. Bende “müjde ey hanım” deyince, Mekke feth edildi de onun fetih
haberini getiriyor zannettim. Demek ki sen halimizi, Allah biliyorken,
Resulullaha mı şikâyet ettin? der. Evet, işte bu ruh yapısı İslam’ın bütün
dünyada kökleşmesine sebep olmuştur.
*********************************
Sümeyra isminde ensardan Bir sahabe
hanımefendisi; kocasını, oğlunu, babasını ve kardeşini Uhud savaşına
gönderir. Cihattan dönen gazileri karşılamaya giden bu mübarek, fedakâr
hanımefendi, geri dönen gazilere, Resulullahın sağ olup olmadığını sorar.
Dört yakınının da şehit olduğunu söyleyen sahabelere “Siz Resulullahtan
haber verin” der. Resulullahın hayatta olduğunu gördükten sonra "Anam-babam
sana feda olsun, Ya Resûlallah! Sen sağ olduktan sonra, her türlü musibet
hiç gelir bana. Şükürler olsun rabbime. Demek ki ben şehit karısı oldum.
Demek ki ben şehit anası oldum. Demek ki ben şehit kızı oldum. Demek ki ben
şehit kardeşi oldum. Resulullah hayatta olduktan sonra, hepside uğruna feda
olsun” demiştir.
Değişik
Yönleriyle Hazreti peygamber, İbrahim bayraktar; Sonsuz Nur, Fethullah
Gülen; Mustafa Eriş, Altınoluk
Dergisi.
********************************
Sahabelerden Hansa Hatun, Kadisiye harbinde 4 oğlunu
birden şehit verdi. Hasta yatağında yatarken, 4 oğlunun da şehit olduğu
haberini getirenlere: “Şimdi ben şehit anası mı oldum?” Diyor. “Evet, hem de
4 tane şehidin anası oldun” diyenlere “İslâm’ın bir zaferi için dört oğlum
da feda olsun!” diyordu.
www.webhatti.com
***************************
Resulullah, Ordu için bir şeyler
istediğinde; Hz. Ebu Bekir, bütün servetini götürüp teslim eder. Resulullah
“Çoluk çocuğa ne bıraktın” dediğinde, “Allah ve resulünü bıraktım” cevabını
verir.
Hz. Ebu Bekir, Pilavoğlu
********************************
Müminler, Mekke’den, Medine’ye hicret ettiklerinde;
Mekke’den gelenlere “muhacir”, Medine’de olanlara ise “ensar” deniliyordu.
Mekke’den gelen muhacirler, bütün mallarını mülklerini Mekke’de bırakmışlar,
yedikleri karınlarında, giydikleri de sırtlarında. Onun haricinde ise hiçbir
şeyleri yoktu. Bu fedakâr mübarek insanlar, din ve iman uğruna bütün
dünyalıklarını terk ederek yola çıkmışlardı.
Medine’deki mübarek insanlar ise, onlardan geri
kalmamak için, o mübarek insanlara kucak açıp; evlerini, mallarını,
mülklerini, her şeylerini o mübarek insanların hizmetine sunmuşlardı.
Resulullah’ta o mübarek insanları birbirleriyle
kaynaştırmak için her Mekkeli muhaciri, Medineli bir ensarla kardeş
yapıyordu. Ensarla, Muhacirler; kardeşçe bir arada yaşıyorlardı. İşte bu
kardeşlerden Mekkeli muhacir Abdurrahman Bin Avf, Medineli Ensardan Sad Bin
Rebi ile kardeş olmuştu. Bunlar bir arada kardeşçe yaşarken; bir gün Sad Bin
Rebi, Abdurrahman Bin Avf’a; “Ey kardeşim Abdurrahman, bak biz kardeşiz,
beraber yiyip içiyoruz ama bunların hepside benim. Benim her şeyim var,
senin ise bir şeyin yok. Benim bir kardeş olarak buna gönlüm razı değil.
Madem biz kardeşiz; öyleyse benim ne kadar malım mülküm varsa, bundan sonra
yarısı senin, yarısı da benim. Hatta benim iki tane hanımım var, senin ise
hiç yok. Bundan sonra ben hanımımın birini boşayayım, iddet müddeti
beklesin; ondan sonrada, sana nikâhlayalım. Bundan sonra, seninde bir
hanımın olsun” der.
Abdurrahman ise “Ey kardeşim Sad, buna da benim
gönlüm razı olmaz. Madem sen bana bir iyilik etmek istiyorsun, ben
ticaretten biraz anlarım. Öyleyse sen bana biraz borç para ver ve ben o
parayla ticaret yapayım” der. Sad’dan aldığı parayla ticaret yapmaya başlar
ve kısa zamanda Medine’nin en zenginleri arasına ulaşır.
Bir gün Resululah, Ordu için para toparladığında,
Sad Bin Rebi malının yarısını ayırıp getirerek Resulullah’a teslim eder.
İslam Âlimleri Ansiklopedisi; Ashab-ı Kiram,
Mahmud Sami.
**************************
Peygamberimizin amcasının oğlu Abdullah
İbni Abbas; sahabelerden ilim öğrenmek için onların kapılarına varır,
rüzgârlı fırtınalı havalarda bile saatlerce kapıda beklerdi. Kapıya
tıklayarak onları rahatsız etmek istemez ve onların kapıdan çıkmalarını
beklerdi. Sahabi çıkınca da ondan öğrenmek istediği hadisi dinlerdi.
Hayatüs Sahabe, Kandehlevi
****************************
Ebu Hüreyre (En çok hadis rivayet eden
sahabi): “Peygamber efendimize: “Ben senden ganimet mallarını değil, Cenab-ı
Allah’ın sana bildirdiği şeylerden bana öğretmeni isterim” dedim. Ben yoksul
bir kimse idim. Boğaz tokluğuna Peygamber Efendimizin yanından
ayrılmıyordum. Açlıktan karnıma taşlar basardım.”
Hayatüs Sahabe,
Kandehlevi
**************************
“İbni Asâkir, Amr bin Meymûn’dan: ‘Biz
Yemen’de idik. Muaz Bin Cebel Yemen’e gelerek “Allah’ın Peygamberi beni size
göndermiştir” dedi. Amr diyor ki: ‘Vefat edinceye kadar ondan (Muaz’dan)
ayrılmadım. Ölüm döşeğine girdiği zaman ağladım. ‘Niçin ağlıyorsun?’ dedi.
‘Seninle beraber toprağa gömülecek ilme ağlıyorum’ dedim.”
Hayatüs Sahabe, Kandehlevi
Bu ruhlar; İslam’ın, Bütün dünyada Kökleşmesine zemin hazırlamıştır!
13 Nisan 2009
ybkocak@hotmail.com
DİĞER YAZILARI
İncil, Tevrat, Zebur (Kutsal Kitap)ta Çelişki Var mı?
İncil Tevrat Zebur (Kutsal Kitap) tan Ayetler
Tevrat Zebur Ve İncil’den Ayetler
İlmin ve Alimin Değeri
İslam Aleminin Geleceği
Niçin Müslüman Oldular?
Ramazan Ayının Fazileti
İslam, Kuran Hz.Muhammad Hakkında Ne Dediler
Bilim Adamlarının Allahın Varlığı hakkındaki Sözleri
Arıların Hatıra
Defterinden -3
Arıların Hatıra
Defterinden -2
Arıların Hatıra Defterinden -1
Gerçek Namaz
Taklidi Namaz-Gerçek
Namaz
Namaz Alışkanlığı Kazanmak
Kurban
Mareşal Tito'nun İtirafı
Darwin
Oruç
|